YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/41933
KARAR NO : 2017/24542
KARAR TARİHİ : 09.11.2017
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ:… 8. Hukuk Dairesi
DAVATÜRÜ:İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin iş akdinin davalı işveren tarafından geçersiz olarak feshedildiğini belirterek iş akdinin feshinin geçersizliğine, davacının işe iadesine, işe iade kararı gereğince davacının işe başlatılmaması durumunda 8 aylık tazminat ile boşta geçen 4 ay karşılığı ücretin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı Cevabının Özeti:Davalı vekili; davalı şirket yönetim kurulunun 8069 sayılı kararı ile; Şirketimiz Stratejik Tahsilat Yönetimi merkezileşmesi çalışmaları kapsamında Bölge Müdürlüklerinde Muhasebe ve Tahsilat İşlemlerinin Genel Müdürlük Tahsilat Yönetimi ve Genel Muhasebe Müdürlükleri tarafından yürütülmesi planlanmış olup bu kapsamda Yönetim Kurulumuzun; 23.01.2015 tarih ve 7842 sayılı kararı ile … Bölge Müdürlüğü, 30.04.2015 tarih ve 7960 sayılı kararı ile … Bölge Müdürlüğü ve 05.05.2015 tarih ve 7971 sayılı kararı ile … Bölge Müdürlüğü Mali ve İdari İşlemler Birimlerinde muhasebe ve tahsilat işlemlerini takip eden çalışanların Genel Müdürlük Tahsilat Yönetimi ve/veya Genel Muhasebe Müdürlüğü’ne devri, ilgili personelin bu doğrultuda nakil işlemlerinin gerçekleştirilmesi ve nakli kabul etmeyen personelin bulundukları Bölge Müdürlüklerinde kendilerine uygun bir pozisyon bulunmadığından tüm özlük hakları ödenmek suretiyle iş akitlerinin feshedilmesine karar verilmiştir.Bu defa, …Bölge Müdürlüğü ve… Bölge Müdürlüğü Mali ve İdari İşlemler Biriminde muhasebe ve tahsilat işlemlerini takip eden çalışanların 01.09.2015 tarihi itibariyle … Bölge Müdürlüğü Mali ve İdari İşlemler Biriminde muhasebe ve tahsilat işlemlerini takip eden çalışanların 01.10.2015 itibariyle Genel Müdürlük Tahsilat Yönetimi ve/veya Genel Muhasebe Müdürlüğü’ne devrine,
İlgili personelin bu doğrultuda nakil işlemlerinin gerçekleştirilmesi, nakli kabul etmeyen personele kendilerine uygun bir pozisyon açılması ihtimaline binaen 6 (altı) ay ücretsiz izin verilmesinin teklif edilmesi, bunu kabul etmemeleri halinde tüm özlük hakları ödenmek suretiyle iş akitlerinin feshedilmesine,Merkezileşme çalışmalarının tamamlanmasına müteakip Genel Müdürlük Tahsilat Müdürlüğü Organizasyon yapısının ekli Organizasyon Şemasında belirtilen şekilde kabul edilmesine oybirliği/oyçokluğu ile karar verildiğini,Yönetim Kurulu kararının davacı tarafa tebliğ edildiğini, davacının yeni görevi (Genel Müdürlük Tahsilat Yönetimi’ne tayini) kabul etmediğini bildirdiğini, Müvekkil Şirket davacının Genel Müdürlük Tahsilat Yönetimi Müdürlüğü’ne nakli kabul etmemesi ve çalıştığı işyerinde hali hazırda uygun bir pozisyon bulunmaması nedeniyle, mevcut işyerinde kadro açılması ihtimaline karşılık 6 aylık ücretsiz izin verilebileceği, ücretsiz izni kabul etmemesi durumunda tüm yasal hakların ödenmesi suretiyle iş akdinin feshedileceği belirtilerek, 6 gün içinde ücretsiz izni kabul edip etmediğini bildirmesini istediğini, Ancak davacının Müvekkil Şirket’in kendisine sunmuş olduğu ücretsiz izin teklifini de kabul etmemesi üzerine, Müvekkil Şirket ile davacı arasında imzalanan 01.05.1997 tarihli Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi 30.09.2015 tarihi itibariyle feshedildiğini , merkezileştirme ilkesel kararı müvekkil şirket tarafından kararlılıkla uygulandığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:İlk Derece Mahkemesince; İş akdinin feshinin haklı yada geçerli nedenle feshedildiğinin ispat yükünün davalı işverende olduğu, işverenin verimliliği arttırmak,maliyetleri düşürmek ,rekabet gücünü ,korumak arttırmak için işletmesel karar alma özgürlüğüne sahip olduğu, işletmesel kararın yerindelik denetimine tabi olmadığı, işletmesel kararın uygulanmasının tutarlılık, ölçülülük, keyfilik ve fesih son çare olması ilkeleri bakımından hukuki denetime tabi olduğu, davacı işçinin iş akdinin fesih bildiriminin yazılı olması ve fesih gerekçesinin açık ve net olarak bildirilmesi gerektiği, somut olayda fesih bildiriminin yazılı olarak davacıya bildirildiği, fesih gerekçesinde nasıl bir organizasyonel değişikliği yapıldığı, bu tür bir değişiklik var ise istihdamı engelleyici sonuçlarının neler olduğu, davacının iş akdinden öncesi ve sonrası dönemde davacı işçiyle aynı ünvanda yeni işçi alımı yapmadığı, yeni işçi alımı yapılan kadroların büyük bir kısmının davacının çalışmak istemediği Genel Müdürlük bünyesinde olduğu,davalı işyerinin faal olduğu,davacının yapmış olduğu işlerin halen devam ettiği ve bu işi aynı bölgede çalışan … tarafından yürütüldüğü,davacıya görev değişikliği teklifinde aynı ünvan ile genel müdürlük bünyesinde çalışmasının teklif edildiği,davacının 09.09.2015 tarihinde genel müdürlük tahsilat yönetimi bölümünde çalışma teklifini kabul etmediği,dinlenen davacı tanık beyanlarında belirtildiği üzere Bölge Müdür Yardımcısının davacıya…’da yeni kurulacak destek hizmeti biriminde görevlendirileceği,davacıya pozisyon açılacağı söylenmesi üzerine davacının genel müdürlükteki teklifi kabul etmediği ancak davacının açılan pozisyona atanmadığı,bölge müdürünün asistanının atandığı,feshin son çare ilkesine uymadığı anlaşıldığından feshin geçersiz olduğu kabul edilmiş, feshin geçersizliğine ve işe iadeye karar verilmiştir.İstinaf Başvurusu:İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti: Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafça davacıya 09/09/2015 tarihinde çalıştığı iş yerinde kadro açılması ihtimali bulunduğundan 6 ay ücretsiz izne ayrılması teklif edilmiştir. Davacı tanıklarının beyanlarından bölge müdür yardımcısı tarafından davacıya …’da yeni kurulacak destek hizmet biriminde görevlendirilebileceği, davacıya uygun pozisyon açılacağı söylendiğinden davacının merkezdeki işi kabul etmediği anlaşılmıştır. Yine davacı tanıklarının beyanlarından davacının yaptığı işe uygun pozisyon açıldığı, davacının yaptığı işin …’da halen devam ettiği ancak açılan pozisyona başka birisinin atandığı anlaşılmıştır. İşveren tarafından alınan işletmesel kararın tuturlılıkla uygulanmadığı, feshin son çare olması ilkesine de uyulmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.Temyiz Başvurusu:Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış imkanlarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, hammadde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini imkansız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.4857 sayılı Kanun’un 18. maddesinde işletmenin, işyerinin veya işin gerekleri kavramına yer verilmiş, işletmesel karar kavramından söz edilmemiştir. İşveren yönetim hakkı kapsamında amaç ve içeriğini belirlemekte serbest olduğu kararlar alabilir. Geniş anlamda işletmesel karar işçinin iş sözleşmesinin feshi dahil olmak üzere işverenin işletme, işyeri ile ilgili ve işin düzenlenmesi konusunda bu kapsamda aldığı her türlü karardır.İşletmenin işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan fesihte yargısal denetim yapılabilmesi için mutlaka bir işletmesel karar gerekir. İş sözleşmesinin iş, işyeri veya işletme gereklerine dayalı olarak feshi işletmesel kararın sonucu olarak gerçekleşir. İşletmesel karar çerçevesinde fesih işlemi değişen durumlara karşı işverenin tepkisidir. Bu kararlar işyeri ve işletme içi veya dışından doğabilir. Bu sebepler işçinin işyerinde çalışmaya devam etmesi gerekliliğini doğrudan veya dolaylı olarak ortadan kaldırıyorsa dikkate alınmalıdır.İşletmesel karar söz konusu olduğunda kararın yararlı veya amaca uygun olup olmadığı yönünde bir inceleme yapılamaz. Kısaca işletmesel kararlar yerindelik denetimine tabi tutulamaz. İşverenin serbestçe işletmesel karar alabilmesi ve bunun kural olarak yargı denetimi dışında tutulması şüphesiz bu kararların hukuk düzeni tarafından öngörülen sınırlar içinde kalınarak alınmış olmalarına bağlıdır.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 2. fıkrasında feshin geçerli sebeplere dayandığının ispat yükü işverene verilmiştir. İşveren ispat yükünü yerine getirirken feshin biçimsel koşullarına uyduğunu içerik yönünden fesih sebeplerinin geçerli veya haklı sebebe dayandığını ispatlanmalıdır. Bu kapsamda işveren fesihle ilgili karar aldığını, bu kararın istihdam fazlası meydana getirdiğini, tutarlı şekilde uyguladığını ve feshin kaçınılmaz olduğunu ispatlamalıdır.Feshin işletme işyeri ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle yapıldığı ileri sürüldüğünde bu konuda işverenin işletmesel kararı aranmalı, işgörme ediminde ifayı engelleyen, bir başka anlatımla istihdamı engelleyen durum araştırılmalı, işletmesel karar ile istihdam fazlalığının meydana gelip gelmediği, işverenin bu kararı tutarlı şekilde uygulayıp uygulamadığı (tutarlılık denetimi), işverenin fesihte keyfi davranıp davranmadığı (keyfilik denetimi) ve işletmesel karar sonucu feshin kaçınılmaz olup olmadığı (ölçülülük denetimi-feshin son çare olması ilkesi) açıklığa kavuşturulmalıdır.Somut olayda, 01.05.1997 ile 30.09.2015 tarihleri arasında, davalı işveren nezdinde çalışan davacı işçinin iş sözleşmesi, işletmesel kararla feshedilmiştir.Dosya kapsamına göre, davalı işyerinde işletmesel karar ve yapılan yetkilendirme sonucu organizasyon değişikliğine gidildiği, organizasyon değişikliğinin istihdam fazlası meydana getirip getirmediği, davacının çalıştığı bölümün kapatılıp kapatılmadığı, davacının başka bir birimde değerlendirilme olanağının bulunup bulunmadığı, davacının çalışabileceği başka pozisyon var ise bu pozisyonlar için yeni işçi alınıp alınmadığı, ya da başka bölümden davacının yerine görevlendirme yapılıp yapılmadığının tespiti açısından insan kaynakları uzmanı, mali müşavir ve hukukçu bilirkişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu marifetiyle, bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilerek, feshin son çare olarak uygulanıp uygulanmadığı belirlenmeli ve tüm bunlardan sonra deliller yeniden değerlendirmeye tabi tutularak karar verilmelidir.Bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.11.2017 gününde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.