YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10697
KARAR NO : 2018/105
KARAR TARİHİ : 10.01.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 213 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında defter ve belgeleri gizleme suçundan açılan kamu davasına ilişkin hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
1- Sanık hakkında 2006 takvim yılında sahte fatura düzenlemek ve kullanmak suçlarını işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sahte fatura düzenlemek ve kullanmak suçlarında suçun maddi konusunun fatura olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ”Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır” şeklindeki düzenlemeye göre de faturaların Vergi Usul Kanununun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi, 2006 takvim yılında düzenlendiği ve kullanıldığı iddia olunan faturaların dosya içine konulmadığının anlaşılması karşısında;gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından; suça konu faturaların asılları veya onaylı örneklerinden kanaat oluşturacak sayıda dosya içerisine konulup incelenerek, kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Kabule göre de;
Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53.maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmedildikten sonra kısa süreli hapis cezası ertelendiğinden TCK’nın 53/1.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle hükmün karıştırılması isabetsizliğinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1 nolu bozma kararının hükmü temyiz etmeyen sanık …’a CMUK 325 maddesi uyarınca sirayet ettirilmesine, 10.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.