Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/15278 E. 2017/16944 K. 30.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15278
KARAR NO : 2017/16944
KARAR TARİHİ : 30.10.2017

MAHKEMESİ : …İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının davalı işyerinde 2008 yılı Haziran ayında işe başladığını, 1.200,00 TL net maaşın asgari ücreti kadar kısmının bankaya geri kalan kısmının elden ödendiğini, sigorta primlerinin alınan gerçek ücret üzerinden değil, asgari ücret üzerinden yatırıldığını, davacının iş akdini 2013 yılı Mart ayında feshederek işi bıraktığını, 240 saat çalışma yapıldığını, fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini, işe başladığı tarihten itibaren izinlerini kullanmadığını, izin ücretlerinin de ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, yıllık izin, asgari geçim indirimi ve fazla mesai alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ; davacının 18/12/2009 tarihinden itibaren güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, defalarca uyarılmasına rağmen güvenlik kartını çıkarmamakta ısrar ettiğini, kendisiyle yapılan görüşmede kart parasını ödeyecek durumda olmadığını beyan etmesi üzerine firmalarının 400,00 TL kart bedelini kendisine vererek davacıdan hemen girişimde bulunma taahhüdü alındığını, kartın ellerine geçmemesi üzerine davacı ile görüşülerek kendisine verilen parayı şahsi arzu ve ihtiyaçları doğrultusunda kullandığını, güvenlik işi yapmaya devam etmek istemediğini, ailesinin İstanbul dışına yerleştiğini, kendisinin de burada kalmasını istemediklerini, işten ayrılmak istediğini, tazminat verilmesi talebinde bulunduğunu beyan ettiğini, yıllık izinlerini kullandığını, işe gelmemesinden dolayı 16/04/2013 tarihinde işine son verildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile kıdem tazminatı ile asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- 6100 sayılı HMK’nın 25. maddesi uyarınca hakim Kanunda öngörülen istisnalar dışında iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz. Bu düzenleme vakıa ile bağlılık ilkesi olarak kabul edilmektedir.
Davacı dava dilekçesinde açıkça davalı işyerinden 2013 yılı Mart ayında ayrıldığını belirtmiş olup hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının tazminat ve alacakları, işten çıkış tarihi 16/04/2013 kabul edilerek hesaplanmıştır. Maddi vakıa ile bağlılık ilkesine aykırı olarak hizmet süresinin ve buna bağlı olarak alacakların hatalı tespiti isabetsizdir.
3-Hükme esas bilirkişi raporunda hesaba esas giydirilmiş ücretin brüt 1.648.72 TL olarak tespit edilmesine rağmen hesaplamanın 2.001,90 TL üzerinden yapılması hatalıdır.
4-Hüküm altına alınan alacakların net mi, yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesi HMK. nun 297/2. maddesine aykırı olup, bu durumun infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de isabetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 30/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.