Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/14510 E. 2017/16774 K. 26.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14510
KARAR NO : 2017/16774
KARAR TARİHİ : 26.10.2017

MAHKEMESİ : …İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacı ile davalı şirket arasında imzalanan 19.03.2013 tarihli sözleşme ile davacının 26.03.2013 tarihinden itibaren davalı işyerinde satış pazarlama direktörü olarak çalışmaya başladığını, taraflar arasında imzalanan 19.03.2013 tarihli anlaşmanın 1. Maddesinde ” Bu anlaşma ile işveren, İşgören ile en az 31.11.2014 tarihine kadar çalışacağını taahhüt eder” hükmü düzenlenmiş olmasına rağmen davalı işveren tarafından iş akdinin 08.07.2013 tarihinde herhangi bir bildirimde bulunmaksızın feshedildiğini, davacının net 4.500 TL ücret ile çalıştığını, net 2.000 TL’sinin sigortaya bildirildiğini ve banka hesabına ödendiğini, kalan 2.500 TL’nin elden makbuz karşılığı ödendiğini, ücretin taraflar arasındaki anlaşmanın imzalandığı 19.03.2013 günü karşılıklı e-posta yazışmasında açıkça belirtildiğini, davacının Haziran 2013 ayına ilişkin ücretinin 2.000 TL’lik resmi kısmının banka hesabına ödendiğini, elden ödenen 2.500 TL’lik kısmın halen ödenmediğini, Temmuz 2013 ayının 8 günlük ücretinin de ödenmediğini iddia ederek, davacının, davalı işveren tarafından feshedilen belirli süreli iş sözleşmesinden kaynaklanan bakiye ücreti, Haziran ayı çalışmasına ilişkin elden ödenmekte olan ücretin ve Temmuz ayı 8 günlük çalışma ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının, davalı şirkette 26.03.2013 tarihinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile satış elamanı olarak istihdam edildiğini, davacının 26.06.2013 tarihinde haber vermeksizin ve bildirimde bulunmaksızın işe gelmediğini, bu durumun günlerce sürmesi üzerine iş akdinin 08.07.2013 gününden geçerli olmak üzere İş Kanunu 25/II-g gereğince haklı nedenle feshedildiğini, davacının son aldığı net ücretin 2.000,00 TL olduğunu, ayrıca elden ödeme yapılmadığını, ücret alacağının bulunmadığını, davacı tarafça tazminatın dayanağı olarak ileri sürülen sözleşme eki belgesinin taraflarca sözleşmenin ekinde imzalanmış karşılıklı bir iyi niyet anlaşması olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dosyadaki bilgi ve belgelerden ve özellikle, 30/10/2013 tarihli cevap dilekçesinin 3. sayfasında “…sözleşmenin ekinde imzalanmış karşılıklı bir iyiniyet anlaşması niteliğinde” olduğu kabul ve ikrar edilen işveren kaşesini ve yetkili imzasını taşıyan 19/03/2013 tarihli “işveren ile işgören arasında yapılan anlaşmadır” başlıklı belgede davacı işçinin en az 31/12/2014 tarihine kadar çalıştırılacağının taahhüt edildiği anlaşılmıştır.
Bakiye süre ücreti, belirli süreli sözleşmelerde söz konusu olabileceği gibi, garanti süreli hizmet akitlerinde de söz konusu olabilir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı işveren davacı işçiyi 31/12/2014 tarihine kadar çalıştıracağını taahhüt ettiğinden, taraflar arasındaki hizmet akdi, garanti süre içeren belirsiz süreli hizmet akdi olup davacı, işveren tarafından garanti edilen süreden önce işten çıkarıldığından, davacının bakiye süre ücret alacağı talebinin hüküm altına alınması gerekirken yerinde olmayan yanlış nitelendirme nedeni ile reddi hatalıdır.
3- Hükmedilen miktarların net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 26.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.