Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/5736 E. 2017/7454 K. 20.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5736
KARAR NO : 2017/7454
KARAR TARİHİ : 20.12.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/02/2016 tarih ve 2015/366-2016/62 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin İngiltere’de ikamet etmekte olup davalı banka nezdinde 1995 yılında … ve … numaralı vadeli döviz hesabı açtırdığını, en son …’ye geldiğinde hesaplarının kapatılmış olduğunu öğrendiğini, hesaplarda bulunan paranın haksız olarak TMSF’ye devredildiğini ileri sürerek devri yapılan meblağın hesap açılış tarihinden itibaren işleyecek sözleşmesel faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı defi ve husumet itirazında bulunarak usulüne uygun olarak hesabın kapatılarak TMSF’ye devrinin sağlandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı banka şubesinde 1995 yılında … ve …5 numaralı vadeli döviz hesapları açtırdığı, yasa hükümleri karşısında bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl sonra zamanaşımına uğradığı, bankaca gerçekleştirilecek ilan ve tebligatların yapılması koşuluna bağlı olarak bu tür hesaplardaki paraların TMSF’ye devrinin sağlanacağı ancak davalı bankanın davacıya ait alacağının zamanaşımı ile TMSF’ye devri öncesi hesap sahibine usulüne uygun tebligat yapmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı banka nezdindeki mevduatın TMSF’ye devri sonrası açılan alacak davasıdır. Mahkemece, davacı mevduat hesabının açıldığı tarihten itibaren temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmiş ise de, hesap cüzdanında hesabın açıldığı tarihten sonra vadeli mevduat faizi işletilerek nihai hesap tutarının belirlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece nihai hesap tutarının içinde işlemiş vadeli mevduat hesabı da bulunduğu halde, faizli toplam miktara yeniden hesabın açıldığı tarihten başlamak üzere faiz yürütülmesi 6098 sayılı BK 121/son maddesine aykırı olduğu gözden kaçırılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.