YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8839
KARAR NO : 2017/3357
KARAR TARİHİ : 26.04.2017
….
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 14.06.2012 tarihinde otobîl müşteri sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre elektronik kimlik ünitesi takılan davacıya ait araçların anlaşmalı akaryakıt istasyonlarından indirimli akaryakıt alabileceklerini ve yakıt bedellerinin de sözleşmede belirlenen şartlar çerçevesinde ödeneceğini kararlaştırdıklarını, 03.05.2013 – 09.05.2013 tarihleri arasında davacının yakıt alım limitlerinde daha hızlı bir azalma meydana geldiğinin tespit edildiğini, otobil sisteminin arıza verdiğine yönelik şikayetlerden müvekkilinin web sitesi üzerinden otobil cihazı ile yapılan akaryakıt alımların kontrol ettiğini, yapılan incelemede ….. plaka sayılı araca ait otobil cihazı üzerinden 03.05.2023 – 09.05.2013 arasında aracın depo kapasitesinin çok üzerinde akaryakıt alımı gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, araç üzerinde yapılan kontrollerde otobil cihazının davacının ve çalışanının rızası dışında araçtan sökülerek çalınan kart üzerinden üçüncü kişilerce akaryakıt satışı yapıldığının tespit edildiğini, 7.558,13 TL tutarında olan alımların araç ünitesini hukuka aykırı olarak ele geçirilen kişi tarafından gerçekleştirilmiş olduğunu, söz konusu bedelleri de kapsayan 15.05.2013 tarihli faturayı gönderdiğini, faturanın davalıya iade edildiğini fakat görüşmelerin devamı sırasında davacının onayına başvurulmaksızın doğrudan borçlandırma sistemi (….) aracılığıyla 07.06.2013 tarihinde bedelin tahsil edildiğini ileri sürerek, yersiz ödenen bedelin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının araçlarına otobil sistemi kapsamında yapılan dolumlara ait verileri günlük olarak internet üzerinden takip etme imkanına sahip bulunduğunu, davacı tarafın otobil sistemi cihazlarının takılı olduğu araçlarını ve cihazları kötüniyetli kişilere teslim ederek sistemin kötü niyetli olarak kullanılmasına sebebiyet vermiş olduğunu, sorumluluğu davalı şirkete yüklemeye çalıştığını, davacının, araç tanıma yakıt dolumunu kapatma/açma işlemlerini yapabileceğini, ancak davacı şirketin araçlarına hiçbir limit tanımı yapmamış olduğunu, davacı şirketin otobil sistemi takılı olan araçların veya araçlara takılan otobil sistemi cihazlarının çalındığı/kaybolduğu yönünde davalıya herhangi bir bildirimde de bulunmadığını, sözleşmede (m. 2,1.8) sistem cihazlarının kötü niyetli kullanımın sorumluluğunun davacı şirkete ait olacağının kararlaştırılmış olması nedeniyle alınan yakıtların bedellerini de ödemekle yükümlü olduğunu, sözleşme ile üstlendiği özen ve kontrol yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının akaryakıt teslimini davacı adına sistemde kayıtlı araçlara yaptığını kantlayamadığı, davacı şirket çalışanlarının ihmali davranışları nedeniyle kusurlu olduğu, davalının yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmesi halinde davacının kusuruna rağmen söz konusu ihlallerin önlenmesinin mümkün olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasında ticari satımdan kaynaklanan fazla ödemenin tahsiline ilişkindir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ek rapora karşı her iki taraf vekili de itiraz etmiş, bilirkişi kurulu ek raporu tarafların itirazlarını karşılar nitelikte olmadığı gibi rapor içeriği de taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözümler nitelikte olmayıp denetime elverişli değildir. Mahkemece taraf vekillerinin bilirkişi raporu ve ek rapora itirazları dikkate alınarak konusunda uzman üç kişilik bilirkişi aracılığıyla yeni bir rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde karar verilmesi gerekir. Bu nedenle mahkemece yetersiz ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu ve ek rapor esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
….