YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9077
KARAR NO : 2017/3002
KARAR TARİHİ : 12.04.2017
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan taşınmazını 14/11/2011 tarihli tutanak ile bir yıllığı 13.000 TL.ye kiraladığını, kira bedelinin 10.000 TL.sini nakit olarak ödediğini, bakiye kalan 3.000 TL için 25.11.2011 ödeme tarihli bono verdiğini, senet borcunuşubesinden yaptığı havale ile ödediğini, davalı tarafın yapılan ödemeye rağmen takip başlattığını, davalıya borcunun bulunmadığını ileri sürerek borçlu bulunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini,davacı borçlunun takibe konu borca ilişkin olarak 22.05.2015 tarihinde icra müdürlüğüne ödeme taahhünde bulunduğunu, yaptığı taahhütlere ilişkin ödemelerini yaptığını ve dosyanın kapandığını, davacı borçlunun borcunu ihtirazi kayıtsız ödediğini, icra dosyası infazen işlemden kaldırıldıktan sonra yapılan ve yine söz konusu bononun aidiyeti borçluya geçtikten sonra açılan davanın hukuki yararı olmadığını, davacının davasını ispat etmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere göre, bononun miktarı gözönüne alındığında ödeme iddiasının kesin delillerle ispatı gerekmekte olup davanın miktarı ve davalı tarafın tanık dinletmeye ilişkin muvafakatinin bulunmamasından dolayı tanık dinletme talebi yerinde görülmediği, davacının yemin deliline dayanması sebebiyle davalı tarafa yemin teklif edildiği, davalı tarafın da mahkeme huzurunda yemin ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava menfi tespit istemine ilişkindir. Dava konusu olan senedin vade tarihi 25.11.2011 olup davacının da ödemesi 28.11.2011 tarihlidir. Kural olarak vadeden sonra yapılan ödemenin mevcut borcun ifası amacıyla yapıldığının kabulü gerekir. Aksini iddia durumunda ispat yükü alacaklı tarafa geçer. Somut olayda davalı alacaklı ödemeyi başka bir borca karşı alındığını savunmuştur. İspat yükünün davalıda olduğu kabul edilerek davalının bu yöndeki delilleri değerlendirilp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken ispat yükünde yanılgıya düşülerek icapsız yemine göre karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.