Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2016/16154 E. 2017/3025 K. 13.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/16154
KARAR NO : 2017/3025
KARAR TARİHİ : 13.04.2017

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili Av. … gelmiş olduğundan duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğun anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan bira satışını konu alan sözleşme hükümlerine davalının uymadığını, başka marka ürünleri işyerinde sattığını iddia ederek 30.000,00 USD cezai şartın dava tarihinden itibaren devlet bankalarınca USD’ye uygulanan en yüksek faizi ile birlikte eylemli ödeme günündeki TL karşılığının ve toplam 25.000,00 TL tutarındaki mali katkının dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tespit tarihi itibariyle sözleşme ilişkisinin sona erdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulduğu, davalının sözleşmeye aykırı davrandığı, davacının bu sebeple sözleşmeyi fesih iradesini kullanarak cezai şart ve katkı payı tutarını sözleşmenin 9. ve 12. maddeleri uyarınca davalıdan isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşme süresinin 12 ay olduğu ve bu süre içinde öngörülen miktarda ürün alımının gerçekleşmemesi halinde sürenin en fazla beş yıla kadar uzayabileceği sözleşmenin 15. maddesinde düzenlenmiştir. Bu hüküm uyarınca davacı tarafça yaptırılan tespit tarihi itibariyle taraflar arasında sözleşme ilişkisinin devam edip etmediğinin belirlenmesi için öncelikle ticari ticari defter kayıtlarına göre davalının ne kadar ürün aldığının tespit edilmesi, buna göre tespit tarihi itibariyle sözleşme ilişkisinin taraflar arasında devam edip etmediğinin belirlenerek, iddia ve savunmalar hep birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu yönde herhangi bir inceleme ve araştırma içermeyen bilirkişi raporu esas alınarak hüküm tesisi isabetsiz olduğu gibi, cezai şartın fahiş olduğu yönündeki davalı savunmasının değerlendirilmemesi de doğru görülmemiş, hükmün bu yönlerden bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdiren 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 13/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.