Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/8832 E. 2017/23674 K. 31.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/8832
KARAR NO : 2017/23674
KARAR TARİHİ : 31.10.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti
Davacı vekili, davacının 01.02.2007 tarihinden itibaren … Devlet Hastanesinde değişen alt işverenler bünyesinde, sıhhi tesisat teknisyeni olarak görev yaptığını, davalı …’nın asıl işveren olduğunu, davacının çalıştığı işyerinin hiç değişmediğini, iş sözleşmesini emeklilik sebebiyle feshettiği 26.05.2014 tarihine kadar kesintisiz olarak çalıştığını beyanla kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacı ile Bakanlık arasında iş ilişkisini bulunmadığını, davacının hizmet alım sözleşmesi ile işi üstlenen yüklenicilerin işçisi olduğunu, işin anahtar teslimi olarak ihale edildiğini, bu sebeple davanın husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, ayrıca davacının emekliliğe ilişkin belge sunmadığını, bu sebeple aktin feshi tarihinden itibaren faiz talep edemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Karara karşı yasal süresi içinde davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesi maddesi gereğince, hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.
Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde kıdem tazminatı alacağı için aktin feshi tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi uygulanmasını talep etmiş, 24.11.2014 tarihli ıslah dilekçesinde ise, ıslah edilen kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacakları için yasal faiz talep etmiştir.
Mahkemece, dava dilekçesinde talep edilen 5.000 TL kıdem tazminatı alacağı için aktin feshi tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi, ıslah dilekçesinde talep edilen 6.422,48 TL için ise, yine aktin feshi tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken, kıdem tazminatı alacağının tamamı yönünden en yüksek mevduat faizine hükmedildiği anlaşılmaktadır. Bu husus bozma sebebi ise de, yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Temyiz olunan kararın hüküm fıkrasında yer alan “kıdem tazminatına iş akdinin fesih tarihi olan 26.05.2014 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte” rakam ve sözcükleri hükümden tamamen çıkartılarak, yerine “dava dilekçesinde talep edilen 5.000 TL kıdem tazminatının akdin fesih tarihi olan 26.05.2014 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte, ıslah dilekçesinde talep edilen 6.422,48 TL kıdem tazminatının ise akdin fesih tarihi olan 26.05.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 31.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.