YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5065
KARAR NO : 2017/3689
KARAR TARİHİ : 11.05.2017
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile … Ltd. Şti. arasındaki genel kredi sözleşmesi nedeniyle kefalet verdiğini, 12/12/2006 tarihinde davalıya ihtarname göndererek kefaletten çekildiğini bildirdiğini, davalının ise bu tarihten sonra kullandırılan kredilerden müvekkilini de sorumlu tuttuğunu, ihtar tarihinden sonra kullanılan kredilerden müvekkilinin sorumlu olmadığını ileri sürerek, müvekkilinin sorumlu olduğu borç tutarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, dava dışı borçlunun dava konusu kredi sözleşmesinden doğan borcunun bulunmadığı, tüm kredilerin tasfiye olduğu, borçların ödendiği, davacının davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığı, davacı vekilinin gerek dava dilekçesindeki ve yargılama sırasındaki beyanlar nazara alınarak 18,27 TL borcun kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalıya 1.000.000 YTL limitli genel kredi sözleşmesindeki kefilliği nedeni ile 18,27 TL dışında borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir
Davacı tarafça dava dilekçesinde “… davalı bankaya karşı sorumlu olunan borç tutarının tespiti… ” talep edilmiş olup bu istem olumlu tespit niteliğinde olduğundan, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından, davanın bu nedenle reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 11/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.