YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/42927
KARAR NO : 2017/23892
KARAR TARİHİ : 02.11.2017
MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVATÜRÜ:ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalıya ait işyerinde 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye tabi sözleşmeli statüde görev yapmakta iken, kurumun özelleştirilmesi kapsamında 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun Ek 29. maddesine ve atıfta bulunduğu 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkındaki Kanun’un 22. maddesi kapsamında kamu kurumuna atanmak üzere Devlet Personel Başkanlığı’na bildirilen ve kamu kurumuna atanan davacının maaş nakil ilmühaberinin eksik düzenlendiğini ileri sürerek, maaş nakil ilmühaberinin 406 sayılı Kanun’un Ek 29. maddesine ve atıfta bulunduğu 4046 sayılı Kanun’un 22. maddesine uygun şekilde ek ödeme haklarını kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmesi ile davacının çalıştığı süre içerisinde ödenmemiş olan ek ödemeye ilişkin ücret farkının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalı şirketin eylem ve işlemlerinden kaynaklı hak kaybına uğramadığının belgelerle sabit olduğunu, davacının kendi isteği ile kamu kurum ve kuruluşlarına atanmasının yapıldığını, maaş nakil ilmühaberinin mevzuata uygun olarak tanzim edildiğini ve benzer taleplerle iş mahkemelerinde açılan davaların görev ve esas yönünden reddedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1-b. maddesi uyarınca “yargı yolunun caiz olmaması” sebebiyle aynı Kanunun’un 115/2. maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Uyuşmazlık taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır.
Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, mahkemelerin görevi kanunla belirlenmiştir.
Uyuşmazlık Mahkemesinin, 01.04.2014 tarihli 2014/327 esas, 2014/367 karar sayılı kararı, 03.03.2014 tarihli ve 2014/191 esas, 2014/236 sayılı kararı ile ve devamı emsal kararlarında özel hukuk hükümlerine göre çözülecek bir dava bulunduğundan adli yargı yerinin görevli olduğu kararı verilmiştir.2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi hakkında Kanun’un 29. maddesinde, bölümlerin ve genel kurulun kararlarının kesin olduğu, 30. maddesinde ise görev konusundaki ilke kararlarının, uyuşmazlık mahkemesini ve bütün yargı mercilerini bağlayacağı belirtilmiştir. Uyuşmazlık Mahkemesinin gerek görev gerek hüküm uyuşmazlığı konusunda verdiği kararların kesin olduğu, ilgili yerleri ve kişileri bağladığı, geciktirilmeksizin uygulanması gerektiği görülmektedir. Buna göre kararlara karşı kanun yollarına başvurulamayacak ve düzeltme istenemeyecektir. Uyuşmazlık Mahkemesinin görevli saydığı mahkeme göreve ilişkin kurallar da değişiklik olması durumu hariç yeniden görevsizlik kararı veremeyecektir.
Uyuşmazlık Mahkemesinin kararlarına istinaden Dairemizce yapılan değerlendirmede, her ne kadar Uyuşmazlık Mahkemesince verilen kararlar ilke kararı niteliğinde değilse de; mahkemenin çok sayıda dosyada aynı yönde karar verdiği dikkate alınarak adli yargının görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Buna göre, dava dosyası ve Uyuşmazlık Mahkemesinin bir çok kararı birlikte irdelendiğinde; uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle davanın usulden reddine kararı verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.