YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14655
KARAR NO : 2017/16594
KARAR TARİHİ : 25.10.2017
MAHKEMESİ : …İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılardan … avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkili … Mutlu’nun 01.02.2000 tarihinde 18 Mart … bünyesindeki taşeron bir firmada çalışmaya başladığını, bu çalışmasına emeklilik nedeniyle iş yerinden ayrıldığı 07.08.2012 tarihine kadar muhtelif görevlerle devam ettiğini, bu görevleri arasında temizlik, çaycılık, evrak düzenleme ve fakülte dekan sekreterliği bulunduğunu, 2012 yılı Ağustos ayında emekliliğe hak kazanması nedeniyle iş akdini sona erdirdiğini, çalışmaları karşılığı olan kıdem tazminatı ile ilgili olarak işten ayrılırken ödeme yapılacağı davacıya bildirilmiş olmasına rağmen bu güne kadar herhangi bir bedel ödenmediğini ileri sürerek, bakiye kıdem tazminatı alacağı 7.823,00 TL’nin davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … Onsekiz Mart … Rektörlüğü vekili, davanın husumetten reddini talep etmiş ve davacı tarafından Mahkemenin 2013/349 E. sayılı dosyasında açılan davanın kesinleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı….Ltd.Şti.-…Özelgü Ltd.Şti. Ortaklığı davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, mahkemenin 2013/349 Esas sayılı dosyasında davalı ile ilgili tüm incelemelerin, bilirkişi incelemesinin yapıldığı ve davacının iş akdinin emeklilik nedeni ile son bulduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davacının davaya bakiye kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı … Onsekiz Mart … Rektörlüğü vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Her dava kural olarak iki kısımdan; tespit ve eda kısımlarından oluşur. Davanın kısmi nitelikte olması halinde önceden açılan davada kesinleşen ilamın tespit kısmı, kalan kısım hakkında açılan ikinci davanın tespit kısmı için kesin hüküm oluşturur ve kuşkusuz bağlayıcıdır.
Öğreti ve yargısal uygulamada; kısmi davanın redle sonuçlanması halinde tüm alacak hakkında kesin hüküm oluşacağı kısmi dava kısmen kabul kısmen redle sonuçlanırsa her iki bölüm yönünden de kesin hüküm oluşacağı, kısmi dava tümüyle kabul edilirse de kararın tespit bölümünün açılan ek dava için kesin hüküm oluşturacağı kabul edilmiştir.
Eş söyleyişle; kısmi dava sonunda davalının borcu ödemeye mahkum edilmesi veya kısmi davanın tamamen veya kısmen reddine karar verilmiş olması halinde taraflar arasındaki borç ilişkisinin varlığı ya da yokluğu da tespit edilmiş olur ki bu tespit zorunlu olarak borç ilişkisinin tümünü kapsar. Bu nedenle kısmi dava sonunda verilen ve kesinleşen kararın tespite ilişkin bölümü sonradan açılan ek dava için kesin hüküm oluşturur.
Kısacası ikinci davaya bakan mahkeme, kısmi davanın davalının sorumluluğuna ilişkin bu tespit bölümüyle bağlıdır. Burada davalının haksızlığı olgusu artık tartışılamaz hale gelmiştir. Zira, kesin hüküm bulunan bir konuda mahkemenin bu yönün doğruluğunu yeniden araştırma ve inceleme konusu yapmasına hukuken olanak bulunmamaktadır. Bu yön kamu düzenine ilişkin olup mahkemeler ve Yargıtayca doğrudan doğruya (resen) göz önünde tutulmalıdır.
Kısmi dava sürerken ek dava açılmış olması halinde davalı ilk itirazda bulunarak birleştirme istememişse kısmi dava ile ek dava birleştirilemez. Ancak, ek davaya bakan mahkeme kısmi davanın sonuçlanmasını bekletici sorun yapmalıdır. Çünkü, kısmi dava tamamen veya kısmen reddedilecek olursa bu karar ek dava için kesin hüküm teşkil edecek, kısmi dava tamamen kabul edilirse de kararın tespite ilişkin bölümü ek dava için kesin hüküm teşkil edecektir.
Kısmi davada kesinleşen hükme esas alınan rapor tümüyle inceleme ve itiraz konusu yapılıp, tüm yargısal denetim yollarından geçerek toplam alacak miktarını ortaya koyacak şekilde kesinleşmiş ve taraflar yönünden yargısal denetim yolları tüketilerek usulü kazanılmış haklar gerçekleşmişse kesin delil olarak değerlendirilmesi gerekeceği de ortadadır. Bu nedenledir ki, bilirkişi raporlarının takdiri delil oldukları kural ise de somut olay özelliklerine göre kesin delil niteliği alabilecekleri de göz ardı edilmemelidir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 13.03.2015 tarih ve 2013/1728 E.,2015/1036 K.)
Somut uyuşmazlıkta, davacı, Mahkemenin 2013/349 E.sayılı dosyasında iş akdinin emeklilik nedeni ile son bulması nedeni ile davalılardan kıdem tazminatı talebinde bulunmuş, kısmi dava 5.000,00.TL üzerinden açılarak fazlaya dair haklar dosya kapsamında saklı tutulmuş, alınan bilirkişi raporunda davacının davalı … ve Şirketten 12.823,00.TL.brüt kıdem tazminatı alacağı olduğu tespit edilmiş, Mahkemece 20.10.2014 tarih ve 2013/349 E., 2014/381 K. sayılı karar ile taleple bağlı kalınarak 5.000,00.TL kıdem tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, bu kararın Dairemizin 05.05.2016 tarih ve 2015/1740 E., 2016/11388 K. sayılı ilamı ile bozulması üzerine Mahkemece bozmaya uyularak davacının fazla mesai alacağı tekrar hesaplanmış ve davacının 12.084.00 TL alacağı olduğu tespit edilmiş, taleple bağlı kalınarak verilen 26.12.2016 tarih ve 2016/231 E., 2016/527 K. sayılı karar onanarak kesinleşmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere, kısmi dava sürerken ek dava açılmış olması halinde ek davaya bakan mahkemenin kısmi davanın sonuçlanmasını bekletici sorun yapması gerekir. Mahkemece, bekletici sorun yapılmaksızın, Dairemizce bozulan 20.14.2014 tarih ve 2013/349 E., 2014/381 K. sayılı karar ve dayanağı bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 25/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.