Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/36872 E. 2017/17261 K. 11.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/36872
KARAR NO : 2017/17261
KARAR TARİHİ : 11.09.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı işyerinde davacının 03.08.2015 tarihinde çalışmaya başladığını, iş akdinin 09.04.2016 tarihinde davalı işverence haksız feshedildiğini beyanla davacının davalı işverene ait işyerinde işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 14.10.2015 tarihinde …Ticaret Firmasına yapılan sevkiyetta hatalı işlem yaptığını, davacının sözlü olarak uyarıldığını, 24.10.2015 tarihli sevkiyatta 434 kg fark olduğunu, bu farkın davacının yönetimindeki ambar bölümünün hatasından kaynaklandığını, davacının 01.12.2015 tarihli sevkiyatlarda karışıklık yaptığını, 07.03.2016 tarihli sevkiyatta 373 kg eksik ürün gönderildiğini, davacıya bu konuda yazılı uyarı verildiğini, benzer olayların yaşanması halinde iş sözleşmesinin feshedileceğinin ihtar edildiğini, 01.04.2016 tarihli sayımda kayıtlı miktar ile fiili malzemeler arasında çok sayıda hata olduğunun tespit edildiğini, davacı uyarılmasına rağmen aynı hatalara devam ettiğini, davacının 2016 yılı Eylül ayı sonundan itibaren sürekli mazeret izni aldığını, bu durumun davacının işini yapmasına engel olduğunu, davacıdan mazeret izinleri konusunda açıklama istendiğini ancak davacının açıklama yapmaktan kaçındığını, sayılan sebeplerle davacının sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Miktar olarak kontrolün muhasebe tarafından yapıldığı, miktar olarak hatanın çıkmaması halinde malın giriş ve çıkışına izin verildiği, davacının bu konuda savunmasının alınmadığı, davacının kullandığı izinlerin işveren bilgisi dahilinde olduğu ve izin kullanımına ilişkin ihtar ve uyarının bulunmadığı, davacının özel menfaat sağlamadığı ve davalı şirketin zararına ilişkin somut verilerin sunulmadığı ve ispatlanamadığı, haklı veya geçerli bir sebep belirtilmeksizin iş akdinin sonlandırıldığı, yapılan feshin çelişkili davranmama, ölçülülük, feshin son çare olma ilkeleri ile de örtüşmediği gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararı:
Dava dosyasındaki delillerin değerlendirilmesinde ve karar gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanaat ve sonucuna varılarak yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun 6100 sayılı H.M.K.’nın 353/1-b(1) maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Bölge Adliye Mahkemesi kararını davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Anayasa’nın 141. maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Anılan anayasal ve kanuni düzenlemeler gereğince hakimin, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca kanuni unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.
Somut olayda …. Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince davalının istinaf sebeplerinin reddi konusunda yukarıda açıklanan şekilde bir gerekçe yazılmamıştır. Kanunun bu açık hükmüne göre Mahkemece deliller, tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek sonucu açık ve somut gerekçeleri ile birlikte kararda belirtilmelidir. Aksi hal, karara karşı temyiz yollarına başvurmak isteyenin açıklama hakkını kısıtlayacağı gibi temyiz merciince kararın hukuki denetiminin yapılmasına da engel olur. Tüm açıklanan bu sebeplerle tarafların hukuki dinlenme haklarını ihlal etmeden usul kurallarının açık hükümlerine uygun şekilde gerekçeli olarak karar verilmesi gerekir. İstinaf Mahkemesince istinaf sebeplerinin reddi kararının gerekçesi tartışılıp açıklanmaksızın karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma sebebidir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.09.2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.