YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/9112
KARAR NO : 2017/23766
KARAR TARİHİ : 01.11.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı sebep olmadan feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, mutad ödeme ve birkısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, fesih ve işe iade davasında verilen kabul kararı sonrası başvurusu üzerine, davacının işe başlatılmaması sonrasında ödeme yapıldığını, davacının hiçbir alacağı kalmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delilerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında uyuşmazlık, işçiye kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlerin miktarı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 59’uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Dosya içeriğine göre, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının tüm çalıştığı dönemi içerisinde 198 gün yıllık izin kullandığı kabul edilerek hesaplama yapılmış ve geçersiz sayılan fesih sonrası ödenen 24.892,55 TL mahsup edilerek bakiye izin ücreti alacağı belirlenmiştir. Ancak, bu konuda sunulan tüm kayıtlar denetime açık şekilde değerlendirilmemiştir. Anılan belgeler denetime açık şekilde değerlendirilerek davacının çalıştığı tüm süre içerisinde kullandığı yıllık izin süreleri belirlenmelidir. Dairemizce davacının 31.10.2000 tarihi öncesi çalışmalarının tasfiye ile son bulduğu iddiası kabul görmemekle birlikte anılan döneme ilişkin yıllık ücretli izin kartında 15 gün izin karşılığı 341,384 TL ödeme yapıldığı belirtilmiş olup banka kayıtlarından bu ödemenin yapıldığı açıkça anlaşılamadığından, belge ve imzaya karşı davacıdan sorulmalı ve imzanın davacıya ait olduğunun anlaşılması halinde, belge makbuz hükmünde kabul edilerek karar verilmelidir. Ayrıca hesaplanacak miktardan işe başlatmama sonrası 17.09.2013 tarihinde banka aracılığı ile ödendiği anlaşılan 2.225,42 TL izin ücreti de mahsup edilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.11.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.