Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/34057 E. 2017/29791 K. 19.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/34057
KARAR NO : 2017/29791
KARAR TARİHİ : 19.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin 01.06.2006 tarihinde itibaren ….’e bağlı Aralık Devlet Üretim Çiftliğinde (… Tarım İşletmesi Genel Müdürlüğünde) çalıştığını, müvekkilinin çalışmasının 2013 yılı Eylül ayına kadar kesintisiz olarak devam ettiğini, davalı idarenin Aralık Devlet Üretim Çiftliğini ihale yaparak alt iş verenler üzerinden işlettiğini, müvekkilinin iş sözleşmesinin ihaleyi alan alt iş verenin haksız olarak personel azaltımı yoluna gitmesi nedeniyle sona erdirildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti ve asgari geçim indirimi ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı vekili, davacı işçinin yüklenici işçisi olup, müvekkili idare ile aralarında hukuki bir ilişki bulunmadığını, işçilerin işe alınması ve işten çıkartılmasının tamamen yüklenici firmanın tasarrufunda olduğunu, müvekkili idare ile yüklenici işçileri arasında işçi işveren ilişkisi olmadığı gibi yüklenici ile aralarında alt işveren – üst işveren ilişkisi de bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında davacının fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücret alacaklarının hesaplanması konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tanığının beyanına itibarla davacının davalı işyerinde haftada 6 gün 07.00-19.00 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenme ile haftada 18 saat fazla mesai yaptığının ve genel tatil ile hafta tatili günlerinde çalıştığının kabulüyle zamanaşımı def’i de gözetilerek talep konusu alacaklar hesaplanmıştır.
Davacı, davalı işyerinde 01.06.2006 – 19.08.2013 tarihleri arasında çalışmış olup beyanları hükme esas alınan davacı tanığı … davalıya ait işyerinde 1979 yılında çalışmaya başladığını ve 2009 yılına kadar çalıştığını beyan etmiştir. Davacı tanığının çalışma süresi haricindeki dönem için işyerinde çalışma düzenini bilmesi mümkün olmadığından tanığın davacıyla birlikte ortak çalışma dönemi ile sınırlı olarak belirlenen tarih aralıkları için hesaplama yapılması gerekir. Somut olayda ise, davacının fazla mesai ile genel tatil ve hafta tatili ücret alacakları zamanaşımı def’i gözetilerek 27.10.2009 tarihinden sonraki dönem için hesaplanmış olup, bu durumda davacı tanığının çalışma süresi dikkate alındığında hesaplama yapılan dönemde davacı tanığının davacı ile birlikte çalışması bulunmadığından söz konusu dönemler için fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücret alacaklarının ispatlanamadığının kabulü gerekir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.