YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/24260
KARAR NO : 2017/28312
KARAR TARİHİ : 11.12.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde 27/10/2012-18/04/2013 tarihleri arasında uluslararası uzun yol tır şoförü olarak çalıştığını, davacının davalı şirketçe fazla mazot yaktığı iddiasıyla iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini beyanla ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ödenmeyen Nisan ayı ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları ile yargılama gideri olarak ihtarname gideri dahil vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş aktinin araç içinde alkol kullanması nedeniyle haklı olarak feshedildiğini, fazla çalışma iddialarının gerçek dışı olduğunu, zira davacının uluslararası yasalar, karayolları yönetmeliği ve Yargıtay’ın ilgili kararı uyarınca günde 8 saatten fazla çalışamayacağının açık olduğunu, davalı şirketin …’de belirli firma ve kamu kuruluşlarıyla çalıştığını, bu kuruluşların hafta sonu ve bayramlarda çalışmadığını, bu nedenle davacının hafta tatili ve ulusal bayram, genel tatil ücreti alacağı taleplerinin de yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Somut olayda; fazla mesai ücreti alacağı bulunup bulunmadığı konusunda anlaşmazlık bulunmaktadır.
Dairemizin kararlılık kazanmış olan uygulamasına göre yurt dışına sefer yapan tır şoförlerinin salt tanık deliline dayanarak fazla çalışma ücreti talep etmeleri mümkün değildir. Tanıkların anlatımları kendi çalışma saatleri ile ilgili olup, dava açan tır şoförü ile aynı seferde görev yapmamaları sebebiyle günlük çalışma saatlerini tam olarak bilmeleri imkânsızdır. Öte yandan uluslararası tır şoförleri mesailerini kendileri belirledikleri gibi günlük tır kullanımıyla ilgili sıkı trafik mevzuatına uymak zorundadırlar. Yurt dışına sefer yapan tır şoförlerinin fazla çalışma yaptıklarını yazılı delille ispatlamaları gerekir.
Uluslararası tır şoförü olarak çalışan davacının, yurtdışı çalışma koşulları ve usulü itibariyle fazla çalışma yapamayacağı gerçeği ve davacının fazla mesai yaptığını yazılı delille ispat edememiş olması karşısında fazla çalışma ücreti talebinin reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
3-Somut olayda; taraflar arasındaki diğer işçilik alacaklarına esas alınacak ücretin miktarı konusunda da anlaşmazlık bulunmaktadır.
Davacı davalı işyerinde yurt dışı tır şoförü olarak çalışmaktadır. Uygulamada ağır vasıta ve özellikle tır şoförleri bakımından gidilen mesafeye göre yol primi (harcırah) adı altında ödemeler yapıldığı görülmektedir. Çoğunlukla asgari ücret seviyesinde sabit ücret ödenmekte ve ücretin esaslı kısmı belirtilen primlerle sağlanmaktadır. Yoksa uzun yol tır şöförünün sadece asgari ücretle çalışmayacağı bilinen bir gerçektir. Böyle olunca tazminata esas ücretin tesbitinde yol primi adı altında yapılan ödemelerin de dikkate alınması gerekir. Dairemiz kararları da bu yöndedir. Böyle olunca, asgari ücret + prim davacının asıl ücretini oluşturmaktadır. Bu sebeple dava konusu isteklerin asgari ücret + prim esas alınarak hesaplanması gerekir. Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 1.800,00 TL + prim ile çalıştığını ve yemek, barınma ve yol masraflarının işverence karşılandığını ifade etmiş, davalı vekili ise davacının 1.000,00 TL ücret ile çalıştığını ayrıca gidiş-geliş gümrük masrafları için 600,00 $ harcırah ödemesi yapıldığını ifade etmiş ve mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda 1.800,00 TL ücret + kapı masrafı düşüldükten sonra kalan harcırah miktarı üzerinden işçilik alacakları hesaplanmıştır. Ancak mahkeme hükmüne esas bilirkişi raporundaki aylık harcırah hesabında yalnızca gümrük kapısı masrafının düşüldüğü, aracın motorin ve yol masraflarının göz önünde bulundurulmadığı anlaşıldığından, ayrıca davacı tanığı Nazım Balca’nın beyanında prim dahil aylık ücretin 1.800,00 TL olduğu açıkça kabul edildiğinden, davacı vekilinin dilekçesinde beyan etmiş olduğu 1.800,00 TL’nin prim dahil aylık ücrete karşılık geldiği değerlendirilmekle, talep edilen işçilik alacaklarına ilişkin hesaplamanın söz konusu miktar üzerinden yeniden hesaplanması gerekmektedir.
4-Taraflar arasında 2013 yılı nisan ayına ilişkin ücret alacağının bulunup bulunmadığı hususu da bir diğer uyuşmazlık konusudur.
Davacı vekili dava dilekçesinde nisan ayına ilişkin maaş ücretinin ödenmediğini belirtmiş, mahkemece ödendiği davalı tarafından ispatlanamayan ilgili maaş ücretinin kabulüne karar verilmiş ise de; davalı vekilinin temyiz dilekçesine ekli 12.04.2013 tarihli alıcısı davacı … olan, açıklama kısmından davalı şirket tarafından maaş+avansa karşılık davacıya yapıldığı anlaşılan 750,00 TL bedelli dekont göz önünde bulundurularak, ilgili ödemenin yukarıdaki esaslara göre belirlenecek 2013 yılı Nisan ücretinden mahsup edilerek talebe konu ücret alacağının yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.