YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20325
KARAR NO : 2017/24935
KARAR TARİHİ : 15.11.2017
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVATÜRÜ:ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı belediyede sendikalı işçi olarak temizlik işinde çalışmakta iken 08.05.2013 tarihinde iş akdinin haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, davacının üyesi bulunduğu Hizmet-İş Sendikası ile davalı Belediye arasında düzenlenen TİS madde 30’da her hizmet yılı için 60 günlük kıdem tazminatı ödeneceğinin belirtildiğini, kıdem tazminatı hesabında 60 günlük ücretin nazara alınmasını talep ettiklerini, iş akdinin bildirimsiz feshi nedeni ile ihbar tazminatı talepleri olduğunu, müvekkile çalıştığı süre içinde hiç yıllık izin kullandırılmadığından ve karşılığı ücret ödenmediğinden, TİS madde 31’de belirtilen şekilde yıllık izin ücreti taleplerinin bulunduğunu, aylık ücretlerinin eksik ödenmesinin yanı sıra belirtilen ücret zamlarının da müvekkilin aylık ücretine yansıtılmadığını, bu sebeple de aylık ücret talebi ile birlikte aylık zam farkı alacağı taleplerinin de olduğunu, asgari geçim indirimlerinin de gereği gibi ödenmemesi nedeni ile asgari geçim indirimi alacağı taleplerinin de olduğunu belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret ve zam farkı alacağı, yıllık izin ücreti alacağı ile TİS’den kaynaklanan sosyal haklar alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının geçici işçi olarak çalıştığını, çalışma süresi dolduğundan iş akdine son verildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Davacı işçinin kapatılan …Belediyesi’ndeki çalışması sebebiyle iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesinden kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda; davacı işçi kapatılan belediye ile davacının üyesi bulunduğu Hizmet-İş sendikası arasında bağıtlanan toplu iş sözleşmelerinden faydalanması gerektiğini, talep ettiği alacak kalemlerinin hesabında da TİS’in ilgili maddelerinden yararlandırılarak alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Mahkemece aldırılan bilirkişi raporuna itibarla davanın kabulüne karar verilmişse de dosya içerisinde davacının sendika kayıt fişine rastlanılmadığı, sunulan bir kısım bordrolarda sendika aidat kesintisi yapılmakla beraber mevcut bordrolara göre en son kesintinin 2012 Kasım ayında yapıldığı ancak iş akdinin sonlanma tarihinin ise 2013 Mayıs ayı olduğu tespit edilmiş, hesaplamaya konu edilen dönemler itibari ile davacının sendika üyesi olup olmadığı belirlenememiştir. Bu sebeple; öncelikle davacının … Belediyesi’nde uygulanmakta olan toplu iş sözleşmelerinden yararlanıp yararlanmadığının tespiti için ilgili sendikadan varsa sendika kayıt fişinin istenmesi, sendika kayıt fişi yoksa dayanışma aidatı ödeyerek ya da sendikanın muvafakati ile toplu iş sözleşmelerinden faydalanıp faydalanmadığının tespit edilmesi gerekir. Davacının toplu iş sözleşmelerinden faydalandığının anlaşılması halinde dava konusu alacaklar yeniden bir değerlendirmeye tabi tutulmalıdır.
2-Diğer bozma nedeni ise, dosyaya ibraz edilen bordrolardaki tahakkuklarla ilgili olup, yapılan hesaplamada imzalı bordrolarda dışlamaya gidilmesi isabetli ise de; Belediyenin bir kamu kurumu olduğu da dikkate alındığında imzasız bordrolarda da ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin banka hesap hareketleri de getirtilerek, gelen kayıtlar doğrultusunda dava konusu alacaklardan ödenmeyen alacak olup olmadığı belirlenerek yeniden bir değerlendirmeye tabi tutulması gerekir.
3-Son olarak, taraflar arasında kıdem tazminatının hesabında altmış günlük ücretin esas alınması nedeniyle kıdem tazminatı tavanının aşılıp aşılmadığı ayrı bir uyuşmazlık konusudur.
Kıdem tazminatı hesabında esas alınacak ücret, işçinin son ücretidir. Başka bir anlatımla, iş sözleşmesinin feshedildiği anda geçerli olan ücrettir. İhbar öneli tanınmak suretiyle yapılan fesihte önelin bittiği tarihte fesih gerçekleştiğinden, önelin bittiği tarihteki ücret esas alınmalıdır. Bildirim öneli tanınmaksızın ve ihbar tazminatı da tam olarak ödenmeden işverence yapılan fesih durumunda ise, bildirim öneli sonuna kadar işyerinde uygulamaya konulan ücret artışından, iş sözleşmesi feshedilen işçinin de yararlanması ve tazminatının bu artan ücret esas alınarak hesaplanması gerekir.
Kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması gereken ücret, işçinin brüt ücretidir. O halde, kıdem tazminatı, işçinin fiilen eline geçen ücreti üzerinden değil, sigorta primi, vergi sendika aidatı gibi kesintiler yapılmaksızın belirlenen brüt ücret göz önünde tutularak hesaplanır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesi uyarınca yürürlüğü devam eden mülga 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinde, “Toplu sözleşmelerle ve hizmet akitleriyle belirlenen kıdem tazminatlarının yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemez” şeklinde kurala yer verilmiştir. Belirtilen üst sınır, “genel tavan” olarak adlandırılabilir. En yüksek devlet memuru da Başbakanlık Müsteşarı olduğundan genel tavan, bu görevdeki kişinin emekliliği halinde Emekli Sandığınca ödenecek olan bir yıllık ikramiye oranını geçemeyecektir.
Genel tavan, iş sözleşmesinin feshedildiği andaki tavandır. Önelli fesih halinde önelin son bulduğu tarih tavanın tespitinde dikkate alınır. İstirahat raporu içinde iş sözleşmesinin işverence feshi halinde ise, rapor bitimi tarihi feshin yapıldığı tarih sayılacağından, bu tarihteki tavan gözetilmelidir. İşverence ihbar öneli tanınmaksızın işçinin iş sözleşmesinin feshine rağmen ihbar tazminatının ödenmemiş olması durumunda, önel süresi içinde meydana gelen tavan artışından işçinin yararlanabileceği Dairemizce kabul edilmektedir.
Mahkemece, işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesi gereği, kıdem tazminatı, davacının yıllık altmış günlük ücreti esas alınarak hesaplanmıştır. Fesih tarihinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinin 30. maddesinde “Kıdem tazminatının hesabı konusunda iş kanunu hükümleri uygulanır. Ancak işçilerin hizmet akitlerinin iş kanunundaki kıdem tazminatının ödenmesini gerektiren hallerinden birisi ile feshi halinde, işçiye her zaman tam hizmet yılı için altmış günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir“ düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda davacının iş sözleşmesi 08.05.2013 tarihinde yazılı fesih bildirimi olmaksızın sona ermiştir. Bu tarih itibariyle mülga 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca kıdem tazminatı tavanı 3.129,25 TL’dir. Kıdem tazminatı tavanın aşılamayacağı emredici kuraldır. Dosya içindeki belgelere dayalı olarak davacının giydirilmiş ücreti 2.344,20 TL, kıdem tazminatına esas ücreti ise 4.688,40 TL olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, davacının toplu iş sözleşmesinden yararlandığı kabul edildiği takdirde, TİS’in ilgili maddesi gereği kıdem tazminatına esas giydirilmiş ücretinin tespiti 60 günlük ücreti bakımından yapılmalı, buna göre bulunacak miktarın tavanı aşması durumunda tavan ücretinden kıdem tazminatının hesaplanması gereklidir.
Belirlenen bu durum karşısında emredici kural olan kıdem tazminatı tavanının toplu iş sözleşmesi hükümleri ile dahi aşılamayacağı dikkate alındığında, tavan aşılarak hesaplama yapılması hatalı olmuştur.
Sonuç:
Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.11.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.