YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/9142
KARAR NO : 2017/23505
KARAR TARİHİ : 30.10.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti;
Davacı vekili, haksız olarak iş akdinin feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer bir kısım işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Savunmasının Özeti;
Davalı vekili, davacının şirket hakkında olumsuz ifadelerle başka işçileri işveren aleyhine kışkırtması nedeni ile 4857 sayılı Kanunun 25/II-e bendi gereğince feshedildiğini beyan ile davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti;
Mahkemece yapılan yargılama sonunda dosya kapsamında dilekçeleri sunulan ve davacının davalı şirket aleyhine tazminatlarımızı ödemez dava açalım şeklinde sözler ile kendilerini avukata yönlendirdiğini beyan eden …. beyanları ile tanık anlatımlarına itibar edilerek davacının iş aktinin feshi İ.K.’nun 25/2-e maddesi kapsamında doğruluk ve bağlılığa aykırı eylemden kaynaklı olarak haklı nedenle feshedildiği gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatı reddine sair alacakların kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz;
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe;
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25’inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
İşçinin eleştiri sınırları içinde kalan söz ve davranışları ise, işverene haklı fesih imkânı vermez.
Somut olayda davalı işyerinde şoför olarak çalışan davacının, mesai arkadaşları Mehmet Doğan ve Ali Şahin’in dilekçelerinde belirtildiği ve feshe konu yapıldığı üzere toplu iş bırakma, işyerini yalan bahanelerle mahkemeye vererek tazminat alma, aldırmaya yönelik açıklamalarda bulunduğu iddiası ile tutanak tanzim edierek savunması alınmıştır. Dosya kapsamında dinlenilen tanık beyanları eylemleri ispatlar görgüye dayalı nitelikte olmayıp davacının iddia edilen tazminatlarının verilmeyeceği endişesini paylaşmaya yönelik açıklaması ve hukuki başvuru metotlarını anlatması doğrulukla uyuşmayan bir durum teşkil etmediği gibi hak arama hürriyeti içerisinde değerlendirilebilecek niteliktedir. Bu itibarla fesih sebepleri davalı yönünden haklı sebep ağırlığı teşkil etmemekle kıdem ve ihbar tazminatına kabulü yerine reddine yönelik hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.