Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/37430 E. 2017/20076 K. 02.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/37430
KARAR NO : 2017/20076
KARAR TARİHİ : 02.10.2017

BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : … 9. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
İLK DERECE
MAHKEMESİ :… 2. İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Bakanlık bünyesinde alt işverenler nezdinde hasta bakım elemanı olarak çalıştığı sırada iş sözleşmesinin geçerli ve haklı sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Bakanlık vekili, davacının Bakanlık ile arasında hizmet akdinin bulunmadığını, bu nedenle işe iade ve tazminatlardan kendi işvereni olan davalı şirketin sorumlu olduğunu belirterek husumet itirazında bulunmuş, diğer davalı şirket vekili ise, davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu, davalı şirketin feshin geçerli nedenle yapıldığına ilişkin ispat yükünü yerine getiremediği gerekçesiyle işe iade kararı verilmiştir.
İstinaf:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalılar vekilleri ayrı ayrı istinaf yoluna başvurmuşlardır.

Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükümde kamu düzenine aykırılık da görülmediği, ancak kararda işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti yönünden birbiri yerine yazılmak suretiyle karışıklık mevcut olduğu değerlendirilerek, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/l-b-2 maddesi gereği düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
Temyiz:
Bölge Adliye Mahkemesi kararını, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. 4857 sayılı Kanun ile asıl işverenin, bu Kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden sorumlu tutulması şeklindeki düzenleme, asıl işverenin sorumluluğunun genişletilmesi olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda, ihbar, kıdem, kötüniyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatil, yıllık izin, ikramiye, prim, yemek yardımı, … yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır. Kanunun kullandığı “birlikte sorumluluk” deyiminden tam teselsülün, dolayısı ile müşterek ve müteselsil sorumluluğun anlaşılması gerekir.
Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt işveren ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverendedir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin tarafı sıfatı bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden söz edilemez. Asıl işverenin, işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücreti yönünden yukarıda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte müteselsilen sorumluluğu vardır.
Somut uyuşmazlıkta, davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup feshin geçersizliği ile işe iadesine karar verilmesi yerinde ise de, işe iadenin mali sonuçlarından davalıların müşterek ve müteselsil sorumlu olduğu ibaresi belirtilmeden davalının sorumlu olduğuna hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-… Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 04/04/2017 tarih, 2017/855 esas, 2017/654 karar sayılı kararı ile … 2. İş Mahkemesinin 08/12/2016 tarih, 2016/141 esas, 2016/955 karar sayılı kararlarının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davacının davasının KABULÜYLE, alt işveren … Makina Ltd. Şti tarafından yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3-Davacının kanuni süresi içerisinde başvurmasına rağmen davalı işverence süresi içerisinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının, davacının kıdemi ve fesih sebebi dikkate alınarak takdiren, davacının beş aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesine ve davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili gerektiğinin tespitine,
4-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içerisinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklarının davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili gerektiğinin tespitine,
5-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 2,20 TL karar ve ilam harcının davalı şirketten tahsili ile Hazineye gelir kaydına, davacının yaptığı 29,20 TL peşin harç ve 29,20 başvurma harcının davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı Bakanlık harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.980,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 562,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, karardan bir örneğin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
9- Yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 02.10.2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.