YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/9124
KARAR NO : 2017/23761
KARAR TARİHİ : 01.11.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bünyesinde, mühendis müdür olarak kapsam dışı statüde çalıştığını, tasarruf tedbirleri nedeni ile yeni organizasyon şemasında yer almayacağı gerekçesi ile sözleşmesinin feshedildiğini belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, sosyal yardım, fazla mesai, genel tatil, hafta tatili ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının tazminatlarının İş Kanunu gereğince hesaplanarak ödendiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delilerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki ilk uyuşmazlık davacının fark ihbar tazminatı alacağına hak kazanıp kazanmadığı konusundadır.
Dosya içeriğine göre, Belediye İş Sendikası ile …. A.Ş. arasında imzalanan 01.04.2007-31.3.2009 ve 01.04.2009–31.03.2012 tarihleri arasında yürürlükte bulunan Toplu İş Sözleşmelerinin 5/b maddesinde, müdürler, mühendis ve mimarların kapsam dışı statüde olduğu belirtilmiştir.
İzbeton AŞ’nin 24.10.2007 tarihli yönetim kurulu toplantı tutanağında, Belediye İş Sendikası ile imzalanan ve 01.04.2007-31.03.2009 dönemini kapsayan TİS ile ücret artışı haricinde getirilen ayni ve nakti tüm sosyal hak ve yardımlardan şirket kapsam dışı personelinin de başlangıç tarihi itibari ile yararlandırılmasına karar verilmiştir.
İzbeton AŞ’ nin 18.11.2009 tarihli yönetim kurulu toplantı tutanağında ise, Belediye İş Sendikası ile imzalanan ve 01.04.2009-31.03.2012 dönemini kapsayan TİS ile ücret artışı ve ihbar tazminatı haricinde getirilen, ayni ve nakti tüm sosyal hak ve yardımlardan şirket kapsam dışı personelinin de başlangıç tarihi itibari ile yararlandırılmasına karar verilmiştir.
Davacı, mühendis (müdür) olarak kapsam dışı statüde çalışmış ve 15.07.2011 tarihli yönetim kurulu kararında, emekliliğe hak kazanan davacının da içine bulunduğu birkısım personelin kıdem ve ihbar tazminatları ödenerek sözleşmelerinin feshedilmesine karar verilmiştir. Davacıya TİS gözetilerek belirlenen giydirilmiş ücret üzerinden İş Kanunu gereğince hesaplanan sekiz haftalık ihbar tazminatı ödemesi yapılmıştır. Mahkemece, 24.10.2007 tarihli yönetim kurulu kararı gereğince 2007 tarihli TİS in ihbar tazminatına ilişkin hükmünün davacı açısından işyeri şartı haline geldiği ve İş Kanunu 22. Maddesi gereğince yazılı onayı alınmadan bu konuda değişiklik yapılamayacağı, bu sebeple anılan tarihli TİS gereğince yirmi haftalık ihbar tazminatına hak kazandığı belirtilerek fark ihbar tazminatı alacağı hüküm altına alınmıştır.
Ancak, 18.11.2009 tarihli yönetim kurulu kararı ile ihbar tazminatı açısından Toplu İş Sözleşmesinin uygulanma alanı ortadan kaldırılmıştır. Bu sebeple fark ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır. (Dairemizin 29.05.2014 tarih, 2013/12523 esas – 2014/15204 karar ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 09.06.2014 tarih, 2012/14762 esas- 2014/18655 sayılı kararları da bu yöndedir. )
3-Davacı ve davalı arasındaki diğer uyuşmazlık davacının sosyal yardım alacağına hak kazanıp kazanmadığı konusundadır.
Davacı vekili, Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklanan birkısım sosyal yardımların ödendiğini ancak, yol ve yemek yardımının ödenmediğini belirterek anılan alacakların hesaplanarak hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda TİS gereği ödenmesi gereken yol ve yemek yardımının ödenmediği, ayni olarak kullandırıldığına ilişkin belge de sunulmadığı belirtilerek anılan alacak kalemleri hesaplanmış ve mahkemece hüküm altına alınmıştır.
01.04.2009-31.03.2012 tarihleri arasında yürürlükte olan TİS’in 60. maddesinde sözleşmenin birinci yılında çalışılan her gün için 8,00 TL yemek parası ödeneceği, sonraki yıllarda belirlenen bu tutara 55. madde gereğince zam uygulanacağı; 2007 tarihli TİS in aynı maddesinde ise sözleşmenin birinci yılında günlük brüt 5,30 TL yemek yardımı ödeneceği sonraki yıllarda enflasyon oranında zam yapılacağı düzenlenmiştir.
Her iki Toplu İş Sözleşmesinin 67. madesinde işçilerin işe gidip gelirken işveren tarafından sağlanan servis araçlarından faydalanacağı ve işçilere yıllık toplu ulaşım kartı verileceği, düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosya içeriğine göre, 31.07.2001 tarihli, davacının imzasını taşıyan araç zimmet tutanağı sunulmuş ve davacı tanığı, davacının işyerinde yemek hizmetinden faydalandığını beyan etmiştir. Bu durumda, yemek yardımının ve anılan tutanağa karşı davacıdan sorulduktan sonra içeriğinin tespiti halinde yol yardımının, işveren tarafından ayni olarak sağlandığı kabul edilerek sosyal yardıma ilişkin bu taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır.
Ayrıca davacının on iki yıl bir ay yirmi üç günlük çalışması karşılığında fesih tarihindeki tavan üzerinden hesaplanan kıdem tazminatı davacıya ödenmiştir. Fark kıdem tazminatı talebinin de reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının iistek halinde ilgililere iadesine, 01.11.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.