YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/24398
KARAR NO : 2017/29537
KARAR TARİHİ : 19.12.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde pazarlamacı ve araç şoförü olarak sıcak satış olarak tanımlanan işte çalıştığını, son net ücretinin 2.200,00 TL olduğunu, davacının dini bayramların ilk 2 günü dışındaki resmi tatiller dahil 2013/0cak ayına kadar haftanın 6 günü Pazartesi, Salı ve Perşembe günleri saat 08:30-20:30, Çarşamba günleri saat 08:30-22:00, Cuma günleri saat 08:30-19:30, Cumartesi günleri saat 08:30-19:00 saatleri arasında, 2013/Ocak tarihinden sonra de haftanın 5 günü yine saatlerde çalıştığını, fazla çalışma ve bayram tatili ücretlerinin ödenmemesi ve ücretin bir kısmının elden ödenmesi gibi nedenlerle iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini ileri sürerek bir kısım alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, iş sözleşmesinin davacının devamsızlığı nedeniyle işverence haklı sebeple feshedildiğini, davacının asgari ücret ile aylık 250 TL prim karşılığında çalıştığını, cumartesi günlerinde çalışma yapılmasına dair uygulamanın Ocak 2013 tarihinde değil, Eylül 2012 döneminde kaldırıldığını, bu tarihten itibaren haftalık çalışma süresinin 40 saati aşmadığını, kaldı ki davacının araç ile çevre ilçelere gittiği için öğle aralarını kendisinin belirlediğini, hatta işini bilerek geç bitirdiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının fazla çalışma alacağı bulunup bulunmadığı uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma alacağı bulunduğunu iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışma alacağının ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, bu çalışmalarının bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre bu çalışmaların olup olmadığı araştırılmalıdır. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunda davacının fazla çalışma alacağı iki ayrı dönem şeklinde hesaplanmıştır. Buna göre, Aralık 2012 öncesi dönemde davacının haftada altı gün çalıştığı kabul edilerek, çarşamba dışındaki günlerde, günde 1,5 saat ara dinlenmesi kullanarak 08.30-20.00 saatleri arasında, çarşamba günü ise 08.30-22.00 saatleri arasında çalışma yaptığı kabulü edilerek bu dönem için haftada 17 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilmiştir. Aralık 2012 sonrası dönemde ise, haftanın beş günü 08.30-20.00 saatleri arasında çalıştığı değerlendirilerek haftada 5 saat fazla çalışma yaptığı sonucuna varılmıştır. Ne var ki; davacı pazartesi, salı, perşembe 20.30’a kadar, Çarşamba 22.00’ye kadar çalıştığını ileri sürmekle birlikte, cuma ve cumartesi günü 19.00 ve 19.30’a kadar çalıştığını beyan etmiştir. Davacının talebi aşılmak suretiyle cuma ve cumartesi günü için de 20.00’ye kadar çalıştığının kabulü doğru olmamıştır.
Ayrıca, İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
Dosya içeriğine göre işverence sunulan bir kısım imzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti tahakkuku bulunmaktadır. Bilirkişi raporunda, tahakkuk bulunan ayların dikkate alınmadığı ifade edilerek sadece 18.09.2008-31.12.2011 dönemine ilişkin olarak fazla çalışma alacağı hesaplanmış ise de, söz konusu döneme ilişkin imzalı ücret bordrolarında da fazla çalışma ücreti tahakkuku görülmektedir. Bu itibarla öncelikle, ücret bordrolarındaki imzalar konusunda davacının beyanı alınmak suretiyle, davacının beyanına göre bu döneme ilişkin fazla çalışma alacağı bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.