YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/41880
KARAR NO : 2017/22414
KARAR TARİHİ : 19.10.2017
BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : … 15. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Aydın 2. İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 22.09.2008 tarihinden 30.06.2016 tarihine kadar aralıksız biçimde davalı şirket bünyesinde 8 yıl satış danışmanı görevinde çalıştığını, işe başladığı tarihte imzaladığı belirsiz süreli iş sözleşmesinin 30.06.2016 tarihinde herhangi hukuki bir sebep gösterilmeksizin fesh edildiğini, iş sözleşmesine ait fesih ihbarının 30.06.2016 tarihinde elden tebliğ edildiğini, iş sözleşmesinin feshinin geçersizliği ve işe iadesini, işe başlatılmama halinde boşta geçen süreye ilişkin 1.675,00 TL aylık ücreti tutarında işe başlatma tazminatının 30.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının iş sözleşmesinin … Mağazasının 30.06.2016 tarihi itibariyle kapatılmasına karar verilmesi ve mağaza kapanışından dolayı davacıya aynı ilde diğer mağazalarda ve yakın illerdeki diğer mazağalarda norm kadrolarının dolu olmasından görev teklifi sunulmamasından dolayı tüm yasal haklarının davacıya ödenerek 4857 sayılı İş Kanun’un 17. maddesi gereğince feshedildiğini, davacının iş sözleşmesinin feshinin ekonomik zorunluluktan kaynaklandığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde: davanın kabulüne, davacının iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğinin tespitine, davacının işe iadesine, mahkeme kararının kesinleşmesine kadar boşta geçen 4 aylık ücret ve diğer alacaklarının davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen davacıya ödenmesine, davacının süresi içerisinde işverene başvurması üzerine işe başlatılmazsa davacının kıdemine göre takdiren 4 aylık brüt ücreti tutarında işe başlatmama tazminatının davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, fesih sebebinin geçerli olduğunun davalı şirket tarafından ispat edilemediği, davacının iş akdinin feshinin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş mali haklar yönünden mahkeme hükmünün tespite değil, edaya yönelik olduğu gerekçesiyle mahkeme hükmünün düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılarak karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, kanuni dayanak 4857 sayılı Kanun’un 18 ve devamı maddeleridir.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış imkanlarının azalması, talep ve sipariş azalması, … sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, hammadde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini imkansız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesinde işletmenin, işyerinin veya işin gerekleri kavramına yer verilmiş, işletmesel karar kavramından söz edilmemiştir. İşveren yönetim hakkı kapsamında amaç ve içeriğini belirlemekte serbest olduğu kararlar alabilir. Geniş anlamda işletmesel karar işçinin iş sözleşmesinin feshi dahil olmak üzere işverenin işletme, işyeri ile ilgili ve işin düzenlenmesi konusunda bu kapsamda aldığı her türlü karardır.
İşletmesel karar söz konusu olduğunda kararın yararlı veya amaca uygun olup olmadığı yönünde bir inceleme yapılamaz. Kısaca işletmesel kararlar yerindelik denetimine tabi tutulamaz. İşverenin serbestçe işletmesel karar alabilmesi ve bunun kural olarak yargı denetimi dışında tutulması şüphesiz bu kararların hukuk düzeni tarafından öngörülen sınırlar içinde kalınarak alınmış olmalarına bağlıdır.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 2. fıkrasında feshin geçerli nedenlere dayandığının ispat yükü işverene verilmiştir. İşveren ispat yükünü yerine getirirken feshin biçimsel koşullarına uyduğunu içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli veya haklı nedene dayandığını kanıtlamalıdır. Bu kapsamda işveren fesihle ilgili karar aldığını, bu kararın istihdam fazlası meydana getirdiğini, tutarlı şekilde uyguladığını ve feshin kaçınılmaz olduğunu ispatlamalıdır.
Feshin işletme, işyeri ve işin gereklerinden kaynaklanan nedenlerle yapıldığı ileri sürüldüğünde bu konuda işverenin işletmesel kararı aranmalı, işgörme ediminde ifayı engelleyen, bir başka anlatımla istihdamı engelleyen durum araştırılmalı, işletmesel karar ile istihdam fazlalığının meydana gelip gelmediği, işverenin bu kararı tutarlı şekilde uygulayıp uygulamadığı (tutarlılık denetimi), işverenin fesihte keyfi davranıp davranmadığı (keyfilik denetimi) ve işletmesel karar sonucu feshin kaçınılmaz olup olmadığı (ölçülülük denetimi-feshin son çare olması ilkesi) açıklığa kavuşturulmalıdır.
Somut olayda, davacının davalıya ait işyerinde 02.02.2007-28.06.2016 tarihleri arasında çalıştığı, davacının iş sözleşmesinin mağaza kapatılması nedeniyle feshedildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece ve Bölge adliye Mahkemesince mağazaların kapatılmasına yönelik yönetim kurulu kararının 15/07/2016 tarihinde, davacının iş akdinin fesih tarihinden sonra alındığı, bu kararın da 30/06/2016 tarihli icra kurulu çalışmalarına göre alındığının belirtildiği ancak davacının iş akdinin 28/06/2016 tarihli fesih bildirimi ile feshedildiği, yönetim kurulu kararına dayanak olarak gösterilen icra kurulu kararının da iş akdinin fesih bildiriminden sonraki tarihte alındığından bahisle iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğinin ispat edilemediği davacının çalıştığı mağazanın kapatıldığına dair bir belgenin dosya içerisinde bulunmadığı belirtilmiş ise de dosya içerisine 23.06.2017 tarihli fesihten ve yukarıda bahsi geçen kararlardan önce alındığı anlaşılan yönetim kurulu kararı sunulduğu,… Şubesinin de içinde bulunduğu bir kısım şubenin kapatılmasına karar verildiği görülmektedir. Bu doğrultuda alınan işletmesel kararın yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.10.2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.