Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/21089 E. 2017/14151 K. 25.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/21089
KARAR NO : 2017/14151
KARAR TARİHİ : 25.09.2017

MAHKEMESİ : …İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 03.01.2011-12.09.2014 tarihleri arasında, başlangıçta uçak altı işçisi olarak görev yaptığını, sonrasında apron araç kullanma belgesi alarak ramp işçisi – şoför olarak çalışmaya devam ettiğini, son olarak da ramp memurluğu görevine yükseldiğini, üstün başarısı nedeniyle 2013 yılında ödüllendirildiğini, iş yoğunluğu nedeniyle ramp memurlarına da ehliyet aldırıldığını, ramp işçisi-şoförlerin yetişemediği durumlarda araç kullanmalarının sağlandığını, bu şekilde uçak trafiğinin aksamadan sürekliğin sağlanmasının amaçlandığını, feshe gerekçe yapılan olayın yaşandığı günde de aşırı yoğunluğun olduğunu, vardiya amiri tarafından alana inmiş ve yolcu tahliyesi bekleyen iki uçak için müvekkili ile birlikte diğer bir personelin de görevlendirildiğini, müvekkilinin araçlar için ayrılmış apron içi yoldan ilerleyerek uçağa yanaştığını, bu sırada traktör olarak anılan aracın müvekkilince kullanılmakta olan araca yan kapıdan sürttüğünü, bu aracın park şeklinin nizami olmamasının da hasarda etkili bulunduğunu, olayda önemli bir hasarın meydana gelmediğini, bu nedenle de bir tutanak tutulmadığını, durumun havalimanı otoritesine de bildirilmediğini ve bu olay sonrasında müvekkilinin iş akdinin 16/09/2014 tarihinde haklı ve geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine, müvekkilinin işe iadesi ve yasal sonuçlara hükmedilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, müvekkili firmanın muhtelif havalimanlarında yer hizmetleri verdiğini, davacının ise müvekkil şirket bünyesinde 03/01/2011-12/09/2014 tarihleri arasında ramp memuru olarak görev yaptığını, en son brüt ücretinin 1.543,68 TL. olduğunu, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, fesih yazısında da belirtildiği üzere davacının kural ve talimatlara aykırı olarak yetkisi ve görevi dışında ekip aracını kullandığını ve bu şekilde park pozisyonu servis yolunda seyrettiğini, aşırı hızlı araç kullanması ve dikkatsizliği nedeniyle olayın meydana gelmesine neden olduğunu, maddi hasara sebebiyet verdiğini, ayrıca işin güvenliğini de tehlikeye düşürdüğünü, bu hususların davacı tarafından da savunmasında kabul edildiğini ve feshin haklı nedene dayandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının kazaya karışan aracı işveren talimatı ile kullandığını, kaza nedeniyle ortaya çıkan zararın davacının 30 günlük ücretinin altında olması nedenleriyle feshin haklı ve geçerli nedene dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
İşyerinde meydana gelen kazadaki kusur durumu ve buna bağlı olarak iş sözleşmesinin işverence haklı veya geçerli nedenle feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
Somut uyuşmazlıkta, 05/09/2014 tarihinde davacının sevk ve idaresinde bulunan 18 kişilik araç ile seyir halinde iken, park halinde olan traktör olarak adlandırılan araca yandan çarpması neticesinde oluşan bir kazanın meydana geldiği ve ramp memuru olan davacının apron araç kullanma belgesine sahip olmakla birlikte kazanın meydana geldiği 18 koltuklu aracı kullanma yeterliliğine sahip olmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı meydana gelen kaza ile ilgili savunmasında özetle; olay günü 08 ila 17.30 vardiyasında çalıştığını, 13.30 vardiyasının çıkışı ile vardiyada otobüs ve ekip aracı şoförünün mevcut olmadığı, 13.30’da giriş yapan personelleri hızlandırmak üzere merkez binaya geldiğini, bu esnada hava alanına giriş yapan personelleri yönlendirmek üzere otobüs park sahasına geldiğini, uçaktan ekip aracı talebi üzerine, daha önce apronda traktör şoförlüğü yaptığı için ekip aracını da kullanabileceğini düşünerek ekip aracını aldığını ve seyir halinde iken sağ taraftaki traktörü gördüğünü ve hızını 15 km gibi bir orana düşürdüğünü fakat sağ taraftaki traktörün meyilli şekilde durması sebebiyle sağ taraftan çarpmanın gerçekleştiğini beyan etmiştir. Davacının bu savunmasına göre, kazanın meydana geldiği aracı davacının kendi insiyatifiyle kullandığı sonucu çıkmaktadır. Ancak, davacı kullanma yeterliliğine sahip olmadığı aracın sevk ve idaresine, ister kendi inisiyatifiyle ister de amirlerinin talimatıyla geçmiş olsun, park halinde duran araca yandan çarpma şeklinde meydana gelen kazada davacının kusurlu olduğu ve olayın meydana geldiği yerin apron olduğu dikkate alındığında işyeri güvenliğinin tehlikeye düştüğü tartışmasızdır.
İşçinin işyeri güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işveren bakımından haklı fesih nedeni ise de, somut uyuşmazlık bakımından kazanın meydana gelmesinde işverenin de kusuru bulunduğundan, haklı fesih açısından orantılılık söz konusu olmayacaktır. İşverenin açıklanan şartlarda gerçekleştirdiği fesih, haklı nedene dayalı olmamakla birlikte geçerli fesih niteliğindedir. Davanın bu gerekçeyle reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca, Dairemizce hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
F-) HÜKÜM:
1-) Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-) Davanın REDDİNE,
3-) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-) Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 1.100,00 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-) Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-) Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 25/09/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.