Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/18969 E. 2017/24119 K. 06.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18969
KARAR NO : 2017/24119
KARAR TARİHİ : 06.11.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesini sağlık nedenleri ile feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile ödenmediğini iddia ettiği yıllık izin ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin İş Kanununun 25/II maddesinin (e) ve (g) bentlerine istinaden haklı nedenle feshedildiğini, çalıştığı süreye ilişkin haklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre, davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada ilişkinin sona erme şeklinin ve haklı olup olmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Somut olayda; mahkemece hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda, dosya kapsamındaki yıllık izin defteri ile banka kayıtlarının birlikte değerlendirilmesi neticesinde davacının 36 gün izin kullandığı, kıdemine göre 42 gün izin hakkının bulunduğu, işverence dosyaya sunulan 2013 yılı Ekim ayı bordrosunda ek gelir açıklaması ile 217,35 TL ücret tahakkuk ettirildiği ve el yazısı ile bu ücretin yıllık izin ücreti olduğunun belirtildiği, yine yıllık izin kartında ücretin ödendiği açıklamasının karşısında davacının imzasının bulunduğu, tahakkuk ettirilen ücretlerin 20/11/2013 tarihinde dava tarihinden sonra banka kanalı ile ödendiği, 2013 yılı Ekim ayında çalışması bulunmadığı gibi tahakkuk ettirilen yıllık izin ücretinin bakiye 6 günlük ücretinin tam karşılığı olduğu tespit edilerek yıllık izin ücreti alacağının bulunmadığı görüşü bildirilmiştir.
Dosya kapsamına göre; 2013 yılı Ekim ayı bordrosunda ek gelir açıklaması ile yapılan tahakkukun yıllık izin ücreti olduğuna dair açıklamanın el yazısı ile sonradan eklenmiş olması, ek bilirkişi raporunda 20/11/2013 tarihinde yıllık izin ücreti olarak yatırıldığı belirtilen tutarın 335,68 TL olup “maaş ödemesi” açıklamasının bulunması ve yıllık izin kartında 6 günlük ücretin ödendiğine ilişkin el yazısı ile yazılı yazı içeriğinin davacı tarafça imzalandığı hususunun, sadece 29/07/2013 – 12/08/2013 tarihleri arasında kullandığı izinler için imzasının bulunduğuna ilişkin iddia üzerine kanıtlanamaması karşısında, davacının ödenmeyen 6 günlük yıllık izin ücret alacağının bulunduğunun kabulü gerekirken, yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan mahkeme kararının yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06/11/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.