YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9504
KARAR NO : 2017/2732
KARAR TARİHİ : 04.04.2017
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı …Ş vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin yaklaşık 3 ay önce hesap oluşturarak aldığı çek koçanının nolu yaprağını kaybettiğini, çekteki imzanın müvekkile ait olmadığını ve müvekkilin davalı şahıslara bu çek karşılığı borcu olmadığını ileri sürerek davalılara borçlu olmadığının tespitine, başlatılmış bir takip var ise takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili banka ile . arasında kredi sözleşmesinden doğan borç alacak ilişkisi mevcut olduğunu, alacağına karşılık 15.06.2014 keşide tarihli ,75.500,00 TL bedelli çekin kendisine ciro edildiğini, davacının borçlu olmadığını yazılı belgeyle ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddine ,% 20 kötüniyet tazminata ve % 10 para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, dava konusu çek hakkında Kahramanmaraş İcra Hukuk Mahkemesi’nce aldırılan bilirkişi raporu ile birlikte davacının çekteki keşideci imzasının mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptanmadığından söz konusu çekteki keşideci imzasının mevcut mukayese imzalarına kıyasla eli ürünü olmadığı ve dava konusu çeki düzenleme hususunda davacı tarafı temsilen herhangi bir yükümlülüğünün olmadığı gerekçesiyle dava konusu çek dolayısıyla davacının davalılara borçlu olmadığına, davacının kötü niyet tazminatı ve davalı …’nın tazminat taleplerinin de şartları oluşmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davalı …Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava çekteki imzanın davacıya ait olmaması nedeniyle çekten dolayı borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir.
İcra hukuk mahkemesi kararları takip hukukuna ilişkin olup ihalenin feshi ve istihkak davaları dışındaki icra hukuk mahkemesi kararları maddi hukuk açısından açılan menfi tespit davalarında kesin hüküm oluşturmaz. Yerel mahkeme yönünden kesin hüküm oluşturmayan ve bağlayıcı bulunmayan icra hukuk mahkemesi’nce aldırılan bilirkişi raporunun ve icra hukuk mahkemesi kararının hükme dayanak yapılması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.