YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/24955
KARAR NO : 2017/14523
KARAR TARİHİ : 28.09.2017
MAHKEMESİ : İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı …’nin yanında 2003 yılının Haziran ayında işe başladığını, çalışmasının 04.11.2011 tarihine kadar devam ettiğini bu süreçte işyeri devrinin olduğunu, sigortasızlığı nedeni ilgili kuruma şikayette bulunduğunu, bu nedenle işten çıkartıldığını, işyerinin 2007 yılının Ağustos ayında davalı …’e devredildiğini belirterek işçilik alacaklarının ve tazminatlarının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekili, davacının müvekkili şirkette 02.09.2005 tarihinde …’in yanında çalışmaya başladığını, 06.02.2006 tarihinde ayrıldığını, daha sonra 04.08.2006 tarihinde işe başlayarak 11.11.2006 tarihinde işten ayrıldığını, daha sonra müvekkili …’nin yanında işe başladığını ve 04.11.2011 tarihine kadar çalıştığını, iş akdini kendi isteği ile feshettiğini, müvekkili şirketlerin birbirinden bağımsız şahıs şirketleri olduğunu, tüm ücretlerinin bankadan ödendiğini, işin mevsimlik iş olduğunu, ulusal bayramlarda çalışılmadığını savunarak davanın karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Verdiği bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay’ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uyan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır.
Mahkeme uyma kararını kaldırarak, direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz.
Bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğmuş olur. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkeme tarafından verilen 10.12.2013 tarih ve 2013/309 E., 2013/273 K. sayılı ilk karar Dairemizin 14.04.2015 tarihli ilamı ile ihbar tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkeme tarafından 08.09.2015 tarihli duruşmada Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen, 01.12.2015 tarihli kararda ihbar tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken net 4.158 TL ihbar tazminatına hükmedilmiştir.
Mahkemece hükmüne uyulan bozma kararı doğrultusunda ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak ihlal edilerek ihbar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 28.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.