YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/26881
KARAR NO : 2017/20643
KARAR TARİHİ : 07.12.2017
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
… Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
.. Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
1-Davacı vekilinin temyizi açısından;
6100 sayılı HMK. ile hukuk yargılamasında kanun yolu olarak 1086 sayılı HUMK. dan farklı olarak temyiz kanun yolundan ayrıca ” İstinaf Kanun Yolu ” ihdas edilmiştir.
İlk Derece Mahkemelerince Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden sonra verilen kararlara karşı tarafların önce ” İstinaf Kanun Yolu ” na başvurmak zorundadır. ” İstinaf Kanun Yolu ” başvurusu reddedilen tarafın ve istinaf kanun yoluna başvurmayan ancak ” İstinaf Kanun Yolu ” sonucunda İlk Derece Mahkemesinin kararı aleyhine bozulan tarafın kararı Yargıtay nezdinde temyiz hakkı bulunmaktadır.
Kural olarak davanın taraflarının ” İstinaf Kanun Yolu ” na başvurmadan temyiz kanun yoluna başvurması mümkün değildir. Bunun istisnası yukarıda belirtildiği gibi istinaf kanun yoluna başvurmayan ancak ” İstinaf Kanun Yolu ” sonucunda İlk Derece Mahkemesinin kararı aleyhine bozulan tarafın kararı Yargıtay nezdinde temyiz hakkı bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesinin davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararının onanmasını, İlk Derece Mahkemesinin kararındaki işe başlatmama tazminatının artırılmasına ilişkin olarak İlk Derece Mahkemesi’ nin kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi talebi ile İlk Derece Mahkemesi’ nin kararını temyiz etmiştir.
Davacı vekili İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı ” İstinaf Kanun Yolu ” na başvurmamış, İlk Derece Mahkemesinin kararını benimsemiş, davalı vekilinin ” İstinaf Kanun Yolu ” başvurusu ise esastan reddedilmiş, davacı aleyhine yeni bir durum oluşmamıştır. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı ” İstinaf Kanun Yolu ” na başvurmayan davacının İlk Derece Mahkemesinin kararını yada Bölge Adliye Mahkemesi’ nin kararını temyiz hakkının bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz talebinin hukuki yarar yokluğundan REDDİNE,
2- Davalı vekilinin temyiz talebine gelince;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesinin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nun 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 07/12/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.