YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/44616
KARAR NO : 2017/30244
KARAR TARİHİ : 20.12.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı ile … A.Ş. vekilleri tarafından istenilmekte, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin, fazla çalışma ve ücret alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı …. davanın reddine karar verilmesini istemiş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı ile davalı …. vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davacı ve davalı ….’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2- Taraflar arasında davacının fazla çalışması bulunup bulunmadığı uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı ve davalı …., GPRS kayıtlarına dayanmışlardır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda GPRS kayıtlarında davacı imzası ve sabah işe başlayış saatlerinin bulunmadığı gerekçesiyle bu kayıtlara itibar edilmeyerek hesaplama yapılmış ve bu hesaplamaya itibarla da hüküm kurulmuştur. Oysa GPRS kayıtlarında imza bulunmaz.Ayrıca tanık beyanları ve dosya içeriğine göre de işe başlama saatinin 08:00 olduğu sabittir. GPRS kayıtları bulunan dönem için bu kayıtlar esas alınarak fazla çalışma ücreti hesaplanmalıdır. Bu hesaplanan dönem için takdiri indirim yapılmamalıdır. Davacının GPRS kayıtları bulunan dönemde çalışmasıyla, GPRS kayıtları bulunmayan dönemdeki çalışması da aynı asıl işveren yanında ve aynı işi yaparak geçmiştir. Dolayısıyla farklı bir çalışma süresini gerektirecek bir veri de bulunmamaktadır. GPRS kayıtları bulunmayan dönem için de, GPRS kayıtları bulunan dönemdeki ortalama çalışma süresi ve buna bağlı fazla çalışma ücreti hesaplanıp takdiri indirim yapılarak hüküm altına alınmalıdır.
Kabule göre de, Mahkemece yerleşik kararlar uyarınca hak edilen fazla çalışma alacağından daha düşük oranda indirim yapılması gerekirken hakkın özünü etkileyecek şekilde %50 oranında takdiri indirim yapılması hatalıdır.
Mahkemece bu hususlar gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ve davalı ….’ye iadesine, 20.12.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.