YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19562
KARAR NO : 2017/24345
KARAR TARİHİ : 08.11.2017
MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVATÜRÜ:ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin … Traktör ve Motor İşletme Müdürlüğü’nde çalışmakta iken işyerinin özelleştirilmesi sonucu iş akdinin, müvekkilinin tabi olduğu İş Kanunu ve TİS gereğince tazminata hak kazanacak şekilde sona erdirildiğini, iş sözleşmesi bu şekilde sona eren işçilere iş kaybı tazminatı da ödendiğini, müvekkilinin davalı kurum’dan iş kaybı tazminatı talebinde bulunduğunu ve bu talebinin kabul edildiğini, müvekkilin işverence bildirilen brüt aylığın 30 güne tekabül eden tutarı üzerinden 4046 sayılı Yasa’nın 21/4.maddesine göre 240 günlük iş kaybı tazminatının, 506 sayılı Yasa’nın 77 ve 78. maddelerinde öngörülen usul ve esaslar çerçevesinde ödendiğini, ancak daha sonra davalı kurum tarafından 16.05.2008 tarihli yazı ile Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından verilen karar gerekçe gösterilerek müvekkile yapılan ödemenin yersiz yapıldığından bahisle geri iadesini talep ettiğini, müvekkilinin bu hususta Kurum’a yaptığı 09.06.2008 tarihli itirazı üzerine Kurum’un12.06.2008 tarihli yazısı ile itirazın kabul edilmediğini, hemen akabinde…15. İcra Müdürlüğü’nün 2009/6007 esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine 5.347,75 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, takibin tüm faiz ve ferileriyle birlikte 7.000,00 TL olarak Kurum’a ödendiğini, davalı tarafından Yargıtay içtihadının yanlış yorumlandığını, müvekkili aleyhine haksız işlem uygulandığını belirterek kurum işleminin iptali ile müvekkilinden icra yoluyla tahsil ettiği iş kaybı tazminatı tutarının faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, kurum işleminin yerinde olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Sebepsiz zenginleşme, geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir sebebe ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır. Hukuki işlemin borç doğurmasının sebebi irade açıklamasıdır. Sebepsiz zenginleşmenin borç doğurmasının sebebi kişinin iradesi dışında malvarlığında bir eksilmenin meydana gelmesidir. Bunun sonucu olarak, taraflar arasında malvarlıkları arasındaki değişim bir sözleşmeye, tarafların açıkladıkları iradeye dayanırsa, sebepsizlikten ve sebepsiz zenginleşmeden söz edilemez.Diğer taraftan, maddi olay ve dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 66. maddesine göre (6098 sayılı TBK md. 82), sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, bir ve on yıllık zamanaşımına sürelerine tabi tutulmuştur.Dosya içeriğinden, dava dışı işyerinde çalışırken davacının iş sözleşmesinin özelleştirme sebebiyle feshedildiği, 4046 sayılı Kanun’un 21. maddesine göre kendisine iş kaybı tazminatı ödendiği, davalı kurum tarafından 16.05.2008 tarihli yazı ile iş kaybı tazminatı ödemesinin yersiz yapıldığı belirtilerek davacıdan geri istenildiği, bunun üzerine davacının söz konusu borcu 12 taksit halinde ödemeyi kabul ve taahhüt ederek icra tehdidi altında taksitler halinde olmak üzere toplam 7.000,00 TL geri ödeme yaptığını iddia ettiği anlaşılmaktadır.Dosyanın eki niteliğindeki …15. İcra Dairesi 2009/6007 numaralı icra dosyasında yer alan taksitler halinde ödeme taahhüdü içeren belgede taahhüt tarihi yer almadığı gibi, davacının 7.000,00 TL ödeme yaptığını iddia etmesine karşın ödemenin hangi tarihte yapıldığı ve son taksidin ne zaman ödendiğine ilişkin ödeme belgesi de dosyaya ibraz edilmemiştir.Dava tarihinin 13.01.2012 olduğu, davalı tarafından da usulüne uygun zamanaşımı definin ileri sürülmesine karşın bu hususun değerlendirilmediği anlaşılmaktadır.Açıklanan maddi ve hukuki olgular karşısında, somut olayda, öncelikle ödeme belgeleri getirtilerek her bir ödeme yönünden, ödeme tarihi ile dava tarihi esas alınarak bir yıllık zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir iken, yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 08.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.