YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14684
KARAR NO : 2017/16522
KARAR TARİHİ : 24.10.2017
MAHKEMESİ : …İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının 04/05/2009 tarihinde işe başladığını, 20/02/2013 tarihinde taşeron firma değişikliği nedeniyle … Elektrik Sis. San. ve Tic. A.Ş. destek personeli olarak işine devam ettiğini, müvekkilinin 24/05/2013 tarihinde iş akdinin haksız feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … vekili; öncelikle davanın husumetten reddini, davacının hükümlü olması sebebiyle cezasının infazı için yakalandığı ve cezaevine gönderildiğini, Mayıs 2015 tarihine kadar cezaevinde kalacağının öğrenildiğini, bir yıl süre ile cezaevinde kalacak olan davacının işvereni tarafından iş akdinin sonlandırılmasının haklı ve yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … Elekt. Sis. San. ve Tic. A.Ş. vekili; davacının, müvekkil şirketin … Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürlüğünden sözleşme ile aldığı ihale kapsamında 20/02/2013-09/07/2013 tarihleri arasında belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını, davacının 20/02/2013-24/05/2013 tarihleri arasında … Belediyesinde çalıştığını, bu tarihten sonra davacının tutukluluk hali sebebi ile görevine devam edemediğini, davacının naklinin müvekkil şirket merkezinde çalıştığını, davacının tutukluluk hali sebebi ile müvekkil şirketteki çalışmasına devam edemediğini, müvekkil şirketin bu sebeple davacının iş akdini haklı nedenle feshettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının dava dışı taşeron firmada çalışırken dosyaya sunulan 14.08.2013 tarihli müddetname gereğince kesinleşen cezası gereğince yakalanarak 25.05.2013 tarihinde cezaevine girdiği ve cezasının infazına başlanıldığı, davacının bu sebeple bu tarihten itibaren fesih tarihine kadar çalışamadığı ve bu sebeple iş aktinin haklı nedenle feshedildiği, davacının tutuklu olmaması sebebiyle fesih için 4857 sayılı İş Kanunu’nun madde 25/4 ” İşçinin gözaltına alınması ve tutuklanması halinde devamsızlığın 17. maddedeki bildirim süresini aşması şartının gerçekleşmesinin gerekmediği, davacının şartlı tahliye tarihi 2017 yılı olup süre bakımından fazla olup, bu durumda işin normal yürüyüşünün olumsuz etkileneceğinin kaçınılmaz olduğundan, olayın bu özelliği dikkate alınarak, fesihte geçerli sebep bulunduğu anlaşıldığından davacının davasının reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Belirtmek gerekir ki halen yürürlükte olan 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin:
1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında(4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II),
2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca (4857 sayılı İş Kanunu’nun 24),
3. Muvazzaf … hizmeti dolayısıyle,
4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla;
5. (Ek: 25/8/1999 -4447/45 md.) 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle, Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.
Görüldüğü gibi işveren tarafından feshedildiğinde işçi sadece 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II maddesindeki nedenlerle feshedilmesi halinde kıdem tazminatına hak kazanmaz. İşveren 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/I, 25/III ve 25/IV maddesindeki nedenlerle feshederse haklı nedenle olsa bile kıdem tazminatı ödenmelidir. Bu durumda işveren ihbar öneli vermeyeceği gibi ihbar tazminatı da ödemez. Ayrıca bu nedenlerde feshin haklı veya geçerli nedene dayanması kıdem tazminatını etkilemez. Bu nedenle mahkemenin iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiği, 4857 sayılı İş Kanunun Md. 25/4 ” İşçinin gözaltına alınması ve tutuklanması halinde devamsızlığın 17. maddedeki bildirim süresini aşması şartının gerçekleşmesinin gerekmediği” gerekçesi ile kıdem tazminatını reddetmesi isabetsizdir.
Somut uyuşmazlıkta davacı işçinin iş sözleşmesi, bir suçtan mahkum olması, bu cezayı çekmek üzere ceza evine girmesi ve bu nedenle işyerinde devamsızlık yapması nedeni ile feshedilmiştir.
Diğer taraftan, işçinin ceza evine mahkumiyet nedeni ile girmesi nedeni ile bu feshin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesinin tutuklanma ile ilgili fıkra mı yoksa aynı maddenin III. fıkrasında zorlayıcı neden kapsamında kalıp kalmadığı da uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25 inci maddesinin (III) numaralı bendinde, işçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması halinde, işverenin derhal fesih hakkının olduğu, aynı maddenin IV. fıkrasında ise “İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın 17 nci maddedeki bildirim süresini aşması” halinde işverenin bildirimsiz iş sözleşmesini feshedileceği açıklanmıştır.
Belirtmek gerekir ki IV. fıkraya mahkumiyet girmemektedir. Dolayısı ile mahkumiyet halinde bildirim süresinin beklenmesi gerekmemektedir. Mahkumiyet hali işçiden ve çevresinden kaynaklandığından bir haftayı aştığı takdirde çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı neden olduğundan, işverenin feshi haklı kabul edilmelidir.
İşçiyi çalışmaktan alıkoyan nedenler, işçinin çevresinde meydana gelmelidir. İş yerinden kaynaklanan ve çalışmayı önleyen nedenler bu madde kapsamına girmez.
Örneğin işyerinin kapatılması zorlayıcı neden sayılmaz (Yargıtay 9.HD. 25.4.2008 gün 2007/16205 E, 2008/10253 K.). Ancak,… … … gibi doğal olaylar nedeniyle ulaşımın kesilmesi, salgın hastalık sebebiyle karantina uygulaması gibi durumlar zorlayıcı nedenlerdir.
4857 sayılı Yasanın 40 ıncı maddesi uyarınca, işçinin zorlayıcı nedenlerle Kanunun 25/III maddesi kapsamında kalan “çalışılmayan süreler” için yarım ücret ödenir. İşçinin iş sözleşmesinin zorlayıcı nedenlerle 25/III bendi uyarınca feshi halinde, işverenin bildirim şartına uyma ya da ihbar tazminatı yükümlülükleri bulunmamaktadır. Ancak, 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesi uyarınca kıdem tazminatının ödenmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, dosya içerisinde bulunan müddetnamenin incelenmesinde davacının 13 yıl 4 ay süre ile mahkumiyetinin bulunduğu, 25.05.2013 tarihinde ceza evine girdiği ve koşullu sarılıverme tarihinin 28.12.2017 olduğu görülmekle, davacının hükümlü olduğu bu süre gözetilerek 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/III maddesi uyarınca işçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması halinde, işverenin derhal fesih hakkının olduğu ve kıdem tazminatının ödenmesi gerekeceği açıktır. Mahkemece ihbar tazminatının reddi doğru ise de kıdem tazminatını feshi ve hukuki değerlendirme de hata yaparak reddetmesi hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.