Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/27469 E. 2017/16974 K. 30.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/27469
KARAR NO : 2017/16974
KARAR TARİHİ : 30.10.2017

MAHKEMESİ : …Ş MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılardan … avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 01/05/2013-28/01/2016 tarihleri arasında posta koli dağıtıcısı olarak çalıştığını, iş akdinin haksız ve geçersiz olarak feshedildiğini, savunmasının alınmadığını ve fesih gerekçesinin bildirilmediğini iddia ederek; feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … A.Ş. vekili, fesih bildiriminin tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içerisinde iş mahkemesine dava açılabildiğini, davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkili idare bakımından husumet yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, sözleşme ve şartnameler çerçevesinde müvekkili idareye sorumluluk atfedilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … Ltd. Şti., davacının … … Teşkilatı ile yapılan ihale sözleşmesi ile 01/06/2015 tarihinde işe başladığını, firmalarındaki çalışma süresinin 1 yılı doldurmadığını, bu nedenle herhangi bir tazminat talep hakkının da doğmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde davalı … AŞ vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanunî gerektirici sebeplere göre, davalı … AŞ’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta, mahkemece davanın kabulü karşısında davacı lehine vekalet ücretine hükmedilirken ilgili bendde “..davacı yararına takdir olunan” denildiği halde vekalet ücretinin neticeten “..davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine” şeklinde hüküm kurulması ve yargılama giderlerinden hangi davalının sorumlu olduğu açıklanmadan “ davalıdan “ denilerek hüküm kurulması HMK. nun 297/2. maddesine aykırı olup, infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi bozma sebebi ise de, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK. nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
F) Sonuç:
Hüküm fıkrasının davacı lehine vekalet ücretine ilişkin 6 numaralı bendinin tamamen çıkartılarak yerine; “Davacı vekil ile temsil edildiğinden karar tarihindeki …. si uyarınca belirlenen maktu 1.800,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,” bendinin yazılmasına,
Hüküm fıkrasının 7 numaralı bendindeki “…davalıdan..” sözcüğünün çıkartılarak, yerine “… davalılardan müştereken ve müteselsilen…” sözcüklerinin yazılmasına,
hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 30.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.