YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/16648
KARAR NO : 2018/721
KARAR TARİHİ : 31.01.2018
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık … müdafii ile sanık …’in yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Köy muhtarı olan Sanık …’in 06.02.2003 tarihinde … ile yurtdışında yaşayan ve huzurda bulunmayan …’i, 12.06.2003 tarihinde ise … ile yurtdışında yaşayan ve huzurda bulunmayan …’ı hazırmış gibi göstermek suretiyle sahte evlilik akdi düzenlemekten ibaret eylemlerinin, yenilenen kasıtla işlenen iki ayrı kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturduğu gözetilmeden, kül halinde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğunun kabulü ile tek bir zincirleme şekilde işlenen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan hüküm kurulması,
2-5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan denetime elverişli olmayacak şekilde sanıkların 5237 sayılı Yasa hükümlerine göre cezalandırılmalarına karar verilmesi,
3-Sanık … hakkındaki hükmün gerekçesinde TCK’nın 204/2 madde ve fıkrasının tatbikinden sözedildiği halde hüküm fıkrasında TCK’nın 204/1. madde ve fıkrası uygulanmak suretiyle hükmün karıştırılması,
4-Kabule göre ise;
a)Haklarındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen, temyize konu olmayan … ile … hakkında uygulanan TCK’nın 211. maddesinin, 06.02.2003 tarihinde işlenen suç yönünden sanık … hakkında da uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b)5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş,sanık … müdafii ile sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 31.01.2018 gününde oybirliği ile karar verildi.