Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/455 E. 2015/5543 K. 20.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/455
KARAR NO : 2015/5543
KARAR TARİHİ : 20.04.2015

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 19. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/10/2014 tarih ve 2014/78-2014/415 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tasarruflarını davalı bankada değerlendirdiğini, birikimini çekmek istediğinde başlatılan soruşturma nedeniyle ödeme yapılmadığını, müvekkiline elindeki Devlet Tahviline ilişkin Menkul Kıymet Satış Formunun sahte olduğunun söylendiğini, kendisine ne zaman ödeme yapılabileceği sorulduğunda müfettiş yardımcılarının “sizlerin de bu işin içinde olmadığını nereden bilelim” şeklinde itham edici ve onur kırıcı hitabına maruz kaldığını, bankadaki parasını alamayan müvekkilinin o paraya güvenerek yaptığı harcamaları karşılayabilmek için akrabalarından borç istediğini, başvurulardan sonuç alamayan müvekkilinin davalı aleyhine takip başlattığını, davalının kısmen ödeme yapıp kısmen takibe itiraz ettiğini, tüm bu yaşananların müvekkilini derinden etkilediğini ileri sürerek 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili personelinin usulsüz işlemleri nedeniyle inceleme başlatıldığını, olayın kapsamlı olması sebebiyle idari soruşturma çalışmasının halen devam ettiğini, davacı yanca başlatılan takipte hatalı hesaplanan fazla kısımlara itiraz edilip ana para, fer’ileri ve mahrum kalınan faiz getirilerinin icra dosyasına yatırıldığını, mağduriyetin makul sürede giderildiğini, müfettişlerin dava dilekçesinde ileri sürülen ithamlarda bulunmadığını, kaldı ki, sözlerin içeriğinin hakaret niteliği taşımadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının yatırdığı bedeli geç tahsil etmekten dolayı manen zarar gördüğü, davalının kendi iç soruşturmasını gerekçe göstererek davacıya ait mevduatı geç ödemesinin haksız eylem olduğu, meydana gelen manevi zarardan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kişilik haklarının ihlal edilmesinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK’nın 58’inci maddesinde kişilik hakkının zedelenmesinden zarar görenin, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Mahkemece, davacının kişilik haklarının ne şekilde zedelenip zarar gördüğü tartışılıp değerlendirilmeksizin salt davalı bankaya yatırdığı mevduatını geç almasının haksız eylem oluşturduğu, davacının bundan dolayı manen zarara uğradığı kabul edilerek yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne dair hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.