Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/904 E. 2015/5494 K. 20.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/904
KARAR NO : 2015/5494
KARAR TARİHİ : 20.04.2015

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/06/2014 tarih ve 2014/177-2014/823 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu …Tic. Ltd. Şti.’nin 26.06.2002 tarihli yönetim kurulu kararında müvekkilinin imzasının taklit edilerek davalı …’nin 200 hissesinin diğer davalı …’ye satılmasının kabulüne karar verildiğini ileri sürerek hisse devrine ilişkin kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davanın, ortaklar kurulu kararın alındığı tarihten 12 sene sonra açıldığından 6102 sayılı TTK’nın 445. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ortaklar kurulu kararının alındığı tarihte yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 26/4. maddesine göre, ticari olsun olmasın, bir şirket akdine dayanan ve ortaklar arasında veya şirketle ortaklar arasında açılmış bulunan bütün davaların 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, şirket devrini içeren ortaklar kurulu kararının 26/06/2002 tarihli olması sebebiyle zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, sahte imza ile alınan limited şirket ortaklığı kararının iptali istemine ilişkin olup, böyle bir davanın şirket tüzel kişiliğine husumet yöneltilerek açılması gereklidir. Ancak, Dairemiz yerleşik kararlarına göre de tüm ortaklar davada yer aldığı takdirde husumetin şirkete yöneltildiğinin kabulü gerekir. Bu durumda, mahkemece tüm ortakların davada yer alıp almadığı, davalıların pasif husumete ehil olup olmadıkları incelenmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, res’en gözetilmesi gereken husumet ehliyeti incelenmeksizin karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle res’en bozulması gerekmiştir.
2- Ayrıca, kabule göre de davalılardan … zamanaşımı def’inde bulunmadığı gibi, davacı ortaklar kurulu kararındaki imzanın sahte olduğunu ve bu nedenle kararın batıl olduğunu iddia ederek dava açtığına göre 818 sayılı BK’nun 126/4. maddesinin somut olaya uygulanması doğru olmayıp kararın davacı yarına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, kararının res’en BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.