YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/35291
KARAR NO : 2015/9510
KARAR TARİHİ : 13.04.2015
MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu hakkında … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2010/618 Esas ve aynı icra müdürlüğüne ait 2010/659 Esas sayılı icra takip dosyaları üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, şikayete konu 2485 sayılı parselin, takip borçlusu … tarafından 3. kişi …’a 10.11.2009 tarihinde satış suretiyle temlik edilmesi üzerine takip alacaklısı …’in anılan parsel hakkında takip borçlusu ve …’a karşı tasarrufun iptali davası açtığı,yapılan yargılama sonucunda … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 22.01.2014 tarih ve 2010/107 E.-2014/40 K. sayılı ilamı ile ”…2485 parsel sayılı taşınmazın davalı … tarafından davalı …’a satışına ilişkin tasarrufun davacı alacaklı yönünden iptaline,… 1. İcra Müdürlüğü’nün 2010/618 ve 2010/659 takip dosyalarında alacak ve fer’ileri ile sınırlı olmak üzere davaya konu taşınmazın cebri icra yolu ile haczi ve satışı için alacaklıya yetki verilmesine…” karar verildiği,bilahare,sözü edilen tasarrufun iptali ilamına istinaden alacaklı vekilinin talebiyle şikayet konusu taşınmaz üzerine anılan icra dosyalarından haciz konulduğu ve şikayetçi … tarafından kayden maliki olduğu taşınmaza yönelik meskeniyet iddiasında bulunulduğu anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki, İİK.’nun 283/1. maddesine göre “Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, bu davaya konu teşkil eden mal üzerinde cebri icra yolu ile, hakkını almak yetkisini elde eder ve davanın konusu taşınmazsa, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın tashihine mahal olmadan o taşınmazın haciz ve satışını istiyebilir.” Satış ile 3. kişiye geçen mülkiyet tasarrufun iptaline karar verilmesi ile borçluya geri dönmez. Yalnızca, alacaklıya, 3. kişiye ait taşınmaz üzerine haciz koydurarak sattırmak suretiyle alacağını tahsil imkanı verir. Hacze dayanak yapılan tasarrufun iptali ilamında da anılan yasa hükmüne uygun olarak yalnızca satış işleminin iptaline karar verilmekle yetinilmiş olup; 3. kişi adına olan tapu kaydının iptali ile borçlu adına tesciline dair bir hüküm kurulmamıştır. Bu nedenle, taşınmazın mülkiyeti şikayetçi 3. kişiye aittir. Öte yandan, İİK.’nun 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendinde; borçlunun haline münasip evinin haczolunamayacağı ifade edilmiştir. Anılan yasal düzenleme uyarınca ,meskeniyet şikayeti, yalnızca takip borçlusuna tanınmış bir hak olup; takipte borçlu sıfatı taşımayan 3. kişinin bu şikayette bulunmaya hakkı yoktur.Somut olayda, şikayetçi …’un yukarıda değinilen yasal düzenleme ve açıklamalar uyarınca icra takibinde “borçlu” sıfatını taşımaması nedeniyle meskeniyet şikayetinde bulunamayacağı açıktır.
Bu durumda, mahkemece, şikayetin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken; yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetsiz ise de; sonuçta istem reddedildiğinden sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Şikayetçinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.’nun 366. ve HUMK.nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 27,70 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.