YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/35279
KARAR NO : 2015/9501
KARAR TARİHİ : 13.04.2015
MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu hakkında başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde borçlu …’nın 157 ada 89 sayılı parselde bulunan 5 numaralı bağımsız bölümdeki 1/2 payı üzerine 28.02.2013 tarihinde haciz konulduğu, aynı tarihte adı geçen borçlunun taşınmazdaki hacizli payını üçüncü kişi …’ye satış suretiyle temlik ettiği, akabinde taşınmazın diğer 1/2 paylık kısmının maliki olan alacaklının üçüncü kişiye karşı … Asliye Hukuk Mahkemesi’nde önalım davası açtığı, yargılama sonucunda mahkemenin 07.01.2014 tarih ve 2013/175-2014/5 sayılı ilamı ile üçüncü kişinin taşınmazdaki 1/2 payının iptaline ve alacaklı adına tesciline hükmolunduğu, ayrıca, alacaklı tarafından mahkeme veznesine depo edilen 10.340,00 TL tutarındaki önalım bedelinin üçüncü kişiye ödenmesine karar verildiği, bilahare, sözü edilen bedel üzerine alacaklının talebiyle 13.01.2014 tarihinde haciz konulduğu ve şikayetçi üçüncü kişinin anılan haciz işleminin kaldırılması isteğiyle şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurduğu görülmektedir. Bilindiği üzere, alacaklı tarafından taşınmaz üzerine haciz konulması halinde haczedilen taşınmaz satılır ve elde edilen paradan alacaklının alacağı ödenir.Yani, haciz,alacaklıya hacze konu taşınmazdan alacağını tahsil etme olanağı sağlar.Hacizli taşınmazın elden çıkması durumunda ise; malın bedele dönüştüğünün ve haczin, malın yerine geçen değer üzerinde devam ettiğinin kabulü gerekir.Somut olayda, taşınmazın 1/2 payının haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı bulunduğu ve şikayetçi üçüncü kişinin anılan taşınmaz payını hacizle yükümlü olarak satın aldığı dosya kapsamı ile sabittir. Öte yandan, taşınmazın 1/2 payı üzerine alacaklı tarafından konulan haczin geçerliliğini koruduğu ve tüm sonuçları ile ayakta olduğu görülmektedir. Ayrıca, takibe konu borcun, önalım bedelinden fazla olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, yukarıdaki açıklamalar uyarınca, hacizli taşınmaz payının elden çıkmasının ve alacaklı adına tescil edilmesinin üçüncü kişinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı açıktır. Nitekim, haciz, taşınmaz payına isabet eden önalım bedeli üzerinde devam etmektedir. Bir başka ifade ile alacaklı, üçüncü kişinin sorumluluğu altında bulunan hacizli taşınmaz payının dönüştüğü bedeli, üçüncü kişiden alma hakkına sahiptir. Öyleyse, şikayetçiye ait olan önalım bedeli üzerine haciz işlemi uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle, şikayetin kabulü yönünde hüküm tesisi doğru değildir.SONUÇ:Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.