YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/213
KARAR NO : 2018/2735
KARAR TARİHİ : 14.03.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yokluklarında verilen mahkumiyet hükümleri, sanık …’a 16/10/2017 tarihinde ve sanık …’ya 17/10/2017 tarihinde tebliğ edildiği, sanık … tarafından verilen vekaletnameyi sunan sanık müdafii tarafından, 23/10/2017 tarihli dilekçesi ile kararın temyiz edildiği, dilekçedeki havale tarihinin “24/10/2017” olmasına karşın, Uyap’tan yapılan incelemede sanık müdafiinin 23/10/2017 tarihinde ve süresinde kararı temyiz ettiğinin anlaşıldığı, sanık … ise kararı 26/10/2017 tarihinde temyiz etmiş ise de, daha önce verilen kararın Yargıtay incelemesinden geçtiği gözetildiğinde, 09/10/2017 tarihli karardaki yasa yolu bildiriminde temyiz başvuru süresinin 7 gün yerine 15 gün olarak belirtilmesi suretiyle sanıkların yanıltılmaları nedeniyle, her iki sanık yönünden temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanık …’nın soruşturma aşamasında alınan 26/10/2007 tarihli savunmasında, olaydan sonra banka kartını kaybettiğini farkettiğini, kendisinin müşteri hizmetlerini arayarak kartının iptal edilmesini istediğini, banka kartını ve şifresini kimseye vermediğini savunduğu, sanık …’nın kovuşturma aşamasında alınan 15/09/2014 tarihli ifadesinde ise bu olay olduktan sonra hesabını bloke ettiklerini, para çekmesi gerektiğinde çekemediğini, hesabını açtırmak için savcılığa gitmek durumunda kaldığını savunduğu, sanık …’nın 26/10/2017 tarihli temyiz dilekçesinde ise kardeşi … … para geleceğini söyleyip kendisinden kartını ve şifresini aldığını, suçu işleyenin kardeşi … … olduğuna dair iddiada bulunmuş ise de, 08/09/2006 olan suç tarihinden itibaren 26/10/2017 tarihine kadar sanığın aşamalardaki hiçbir savunmasında, bu yönde bir beyanda bulunmaması, aksine, kartının kaybolduğunu, kartını ve şifresini kimseye vermediğini savunması karşısında, sanığın atılı suçtan mahkum edilmesine dair mahkeme kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki sanık … yönünden öne sürülen bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; mağdurun … Ürgüp şubesindeki hesabından sanık …’un aynı bankanın Pendik E-5 şubesindeki hesabına 3650 TL paranın 08/09/2006 günü saat 00.06’da gece vakti havale edildiğinin anlaşılması karşısında, sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin kısmen istem gibi ONANMASINA, 14/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.