Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2016/7779 E. 2017/3766 K. 15.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7779
KARAR NO : 2017/3766
KARAR TARİHİ : 15.05.2017

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki asıl alacak birleşen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, mahkemece birleşen dava yönünden temyiz isteminden vazgeçilmiş sayılmasına ilişkin verilen 28/04/2015 tarihli ek kararın da davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili asıl davada, müvekkili şirket ile davalı arasında bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye istinaden davalı bayiye yatırım yapılarak ariyet demirbaş teslim edildiğini, 15 yıl süreyle tesis edilen intifa hakkı karşılığı davalıya 50.000 TL ödeme yapıldığını, Rekabet Kurulu’nun bayilik ilişkisi çerçevesinde verilen intifa hakkı süresini 5 yıl ile sınırlaması nedeniyle intifa hakkının süresinden önce terkin edildiğini, kullanılmayan intifa bedelinin ve kazandırmaların müvekkili şirkete iadesi edilmesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000 TL’nin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili asıl davada, zamanaşımı itirazında bulunmuştur, ayrıca,davacının intifa bedeli olarak herhangi bir ödeme yapmadığını, sözleşmenin süresinden önce sona ermesinde müvekkilinin kusuru bulunmaması sebebiyle sebepsiz zenginleşmeden söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davacı vekili birleşen davada, sözleşmeden doğan 10.000 TL cezai şart alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, birleşen davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 50.000 TL’yi intifa bedeli olarak ödediğini ispat edemediği, öte yandan, taraf defterlerinin incelenmesinden davalı bayinin sözleşme devam ettiği süre boyunca asgari alım tutarının altında ürün satın almasına rağmen davacının ihtirazi kayıt koymaksızın mal vermeye devam ettiğinin anlaşıldığı, ceza şart talep edilmeyeceği konusunda davalı bayide haklı bir güven oluşturan davacının sözleşme sona erdikten sonra cezai şart talep etmesinin dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığı gerekçeleriyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkeme, 28/04/2015 günlü ek karar ile muhtıra gereğinin tanınan 7 günlük kesin süre içinde yerine getirilmediği gerekçesiyle davacının, birleşen dava yönünden temyiz talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş, ek karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre ve özellikle birleştirilen dava yönünden çıkarılan muhtıraya rağmen süresinde harçların yatırılmadığı anlaşıldığından temyiz isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamasına, asıl dava yönünden dava tarihi itibariyle intifa hakkının terkin edilmemiş olması karşısında davanın reddine karar verilmesinin sonucu itibariyle doğru olmasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan 28/04/2015 günlü ek kararın ve hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 15/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.