YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/22344
KARAR NO : 2017/25270
KARAR TARİHİ : 21.11.2017
MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVATÜRÜ:ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti
Davacı vekili, kazı taş ustası olarak görev yapan davacının iş sözleşmesinin, işveren vekili tarafından hazırlanan ve işçilere okunan işten çıkartılanlar listesinde isminin olması sebebiyle sona erdiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin feshedilmediğini, isimlerin yetkili kişi tarafından okunmadığını, davacının ihtarnameye rağmen işe dönmemesi sebebiyle hakkında devamsızlık tutanağı düzenlendiğini, ayrıca davacının yıllık izinlerini imza karşılığında kullandığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının yıllık izin ücreti alacağının hesaplanması noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.4857 sayılı İş Kanunu’nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı olup olmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile ispatlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.Somut olayda davalı tarafça dosyaya, davacının imzasını taşıyan birtakım yıllık izin talep dilekçeleri sunulduğu anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, söz konusu dilekçelerin işverence onaylandığına veya gereğinin yapıldığına ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı gerekçesiyle, bu belgelere itibar edilmeksizin değerlendirme yapılmıştır. Buna göre Mahkemece, davacının 64 gün kullanılmayan izninin bulunduğu kabul edilerek, yıllık izin alacağı hüküm altına alınmış ise de, dosya içinde mevcut imzalı izin talep dilekçeleri ile ilgili olarak davacının beyanının alınmamış olması hatalıdır. Davacı taraf, dava dilekçesinde yıllık iznin kullandırılacağı gerekçesiyle iki kez imza attırıldığını ileri sürülmüş olup, bu konuda da davacının beyanı alınarak, hangi yılın izni için hangi tarihlerde bu imzanın alındığı somutlaştırılmamıştır. Mahkemece, davacının davayı somutlaştırma yükü (HMK 194), hakimin de davayı aydınlatma yükümlülüğü (HMK m. 31) bulunduğu göz önüne alınarak, davacının gerek yıllık izin talep dilekçelerinde belirtilen izinleri kullanıp kullanmadığı gerekse dava dilekçesindeki beyanları açıklığa kavuşturulmalıdır. Bu itibarla HMK 169 vd hükümlerine uygun olarak isticvap edilmek suretiyle, davalı tarafından sunulan yıllık izne ilişkin belgeler hakkında davacının beyanı alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.