YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12499
KARAR NO : 2017/4016
KARAR TARİHİ : 22.05.2017
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı tarafça müvekkili aleyhine … İcra Müdürlüğü’nün 2013/2824 sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığını, takibe konu bonoda müvekkilinin isim ve imzasının bulunmadığından, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve lehlerine %20 kötü niyet tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline borçlarını ödemeyen davacı hakkında 11 adet icra takibi yapıldığını, dava konusu edilen bononun da icra takibine konulan bonolardan biri olduğunu, bono davacıya ciro edildikten sonra ciro işleminin iptal edildiğini ancak iptal kaydını, kaydın belirsiz olmasından ve takibe konulan kambiyo senedinin çok olmasından dolayı fark edemediklerini, durumdan bu dava sonucu haberdar olunduğunu ve akabinde takipten feragat ettiklerini, kötü niyetli olmadıklarını, cevap dilekçesi süresi içinde davayı kabul ettiklerini beyan etmiştir.
Mahkemece, taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklanan alacak verecek ilişkisi olduğu, davalı tarafın davacı hakkında müteaddit defalar icra takibinde bulunduğu ve davaya konu edilen bonodan kaynaklanan hatadan haberdar olununca takipten dönülmüş olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Davacı vekilinin temyizi yönünden, davalı geçerli bir cirosu olmayan davacı aleyhine icra takibi başlatmakla kötü niyetli olarak kabul edileceğinden, İİK.72/4. maddesi uyarınca davacı yararına kötü niyet tazminatına karar verilmesi gerekirken, bu istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Davalı vekilinin temyizi yönünden, dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine; davalı, ön inceleme tutanağının imzalanmasından önce davayı kabul ettiğinden AAÜT’nin 6. maddesi uyarınca ½ oranında vekalet ücretinden sorumlu olacağı gözetilmeden, yargılama giderlerinin tümünden sorumlu tutulması doğru görülmemiş, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.