YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/18820
KARAR NO : 2018/2402
KARAR TARİHİ : 15.02.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine ancak;
1) 5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, kasten yeni bir suç işlenmesi halinde CMK’nin 231/11. maddesi uyarınca açıklanması halinde, açıklanan kararın 5271 sayılı CMK’nin 223. maddesi kapsamında mahkumiyet hükmü niteliğinde olup, CMK’nin 232. maddesinde belirtilen hususları içermesi gerektiği, hükmün gerekçesinde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin gösterilmesi, delillerin tartışılıp değerlendirilmesi, yargılama sonucu ulaşılan kanaatin belirtilmesi ve sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilinin gösterilerek nitelendirilmesinin yapılması gerektiği gözetilmeden, gerekçeden yoksun biçimde hüküm kurularak Anayasanın 141. ve 5271 sayılı CMK’nin 34, 223 ve 232. maddelerine aykırı davranılması,
2) Mağdurun yaralanması hakkında, …. Devlet Hastanesi tarafından 02.06.2010 tarihinde düzenlenen geçici rapor içeriğine göre ayakta tedavi edilen mağdurdaki yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebileceği belirtilmesine rağmen, aynı hastane tarafından 04.06.2010 tarihinde düzenlenen kesin raporda scalpteki yaralanmadan bahsedilerek söz konusu yaranın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceğinin belirtildiğinin anlaşılması karşısında, mağdurun tüm tedavi evrakları, geçici ve kati raporu ile birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevki ile, yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyeceği hususunda tereddüte yer vermeyecek şekilde rapor aldırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Tarafların aşamalardaki beyanları ve alınan doktor raporlarına göre sanık ile mağdurun karşılıklı birbirlerini yaralamaları şeklinde gerçekleşen olayda, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.10.2002 tarihli esas 2002/4-238-2002/367 sayılı kararında belirtildiği üzere, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin araştırılması, bu hususun tespit edilememesi durumunda da sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 15.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.