Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/17878 E. 2017/12957 K. 12.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/17878
KARAR NO : 2017/12957
KARAR TARİHİ : 12.09.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin 01.08.2012 tarihinden itibaren davalı işyerinde teknik müdür olarak çalıştığını, daima şirketin menfaatlerini gözettiğini, verilen işleri büyük bir özveri ile tamamladığını, 28.07.2015 tarihinde ortada hiçbir haklı ve geçerli neden olmadığı halde şirket yetkilileri tarafından iş akdinin feshedildiğinin davacıya bildirildiğini, o anda bazı evraklar doldurularak davacıdan imzalamasının istendiğini, imzalamaması halinde tazminatlarının ve hak kazandığı maaşının ödenmeyeceği şeklinde tehdit edildiğini, maddi olarak alacağı maaşa ve tazminatlara ihtiyacı olan davacının verilen evrakları imzalamak zorunda bırakıldığını, davalı işveren tarafından feshin son çare olma ilkesine riayet edilmediğini ileri sürerek; davalı işveren tarafından yapılan feshin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının 27.07.2015 tarihinde kendi isteği ile ayrılma kararını müvekkili şirkete bildirdiğini, davacının talebi üzerine 28.07.2015 tarihinde iş akdinin hak ve alacakları ödenerek feshedildiğini, karşılıklı anlaşma ve anlaşma şartlarının müvekkili şirket tarafından yerine getirilmesi nedeniyle davacının işe iade davası açma hakkının bulunmadığını, davacının ibranameyi irade sakatlığı ile imzaladığı iddiasının gerçek olmadığını, davacının imzaladığı belgenin sonuçlarının anlama ve kavrama yetisine sahip olduğunu, davacının zenginleşme gayesi ile dava açtığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, “Dosya içeriğinde davacının iş akdi feshine yönelik alınmış bir işletmesel karara rastlanılmadığı, davalı şirketin yeni organizasyonun ve eski organizasyonun ayrıntılı görev tanımları, şirketin yeni ve eski organizasyon şemaları, işlerin önceden ve fesih sonrasında nasıl gerçekleştirildiğini anlatan, hangi iş tanımlarından vazgeçildiğini, yeni hangi iş adımlarının tanımlandığını ve böylelikle davacı işçiye bu yeni organizasyonda neden ihtiyaç kalmadığını açıklayan … Kadro çalışma dokümanları dosyada yer almadığı, yazılı fesih bildiriminde fesih sebebinin açık ve kesin olarak belirtilmemesi sebebiyle dava konusu fesih işleminin usul ve şekil yönünden geçerli olmadığı, davalı işveren tarafından geçerli bir fesih nedeninin somut ve objektif olarak ortaya konulamadığı, İş Kanunu’nun 20. maddesi gereğince üzerinde olan ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği” gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
Davalı işveren 27.07.015 tarihli elyazısı ile düzenlenmiş ikaleye davet dilekçesini ibraz etmiş, ancak Mahkemece bu belge değerlendirilmemiştir.
Mahkemece davacı tarafa 27.07.2015 tarihli el yazısı ile düzenlenmiş “ikaleye davet” dilekçesinin gösterilerek, diyeceklerinin sorulması, irade fesadı iddiası olursa buna yönelik araştırma yapılması, irade fesadını iddia edenin ispat etmesi gerektiğinin gözetilmesi, yazı- imza inkarı halinde bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken, mahkemece yargılama aşamasında “ikaleye davet” dilekçesi değerlendirilmeyerek davalı tarafın savunması dikkate alınmaksızın hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.