Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2016/12050 E. 2017/1445 K. 23.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12050
KARAR NO : 2017/1445
KARAR TARİHİ : 23.02.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili Av. … gelmiş olduğundan hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin Final dersanelerinde biyoloji öğretmeni olarak işe başlarken 07.12.2013 vade tarihli, 40.000,00 TL bedelli senedi başka bir dersanede çalışmamanın teminatı olarak verdiğini, müvekkilinin yükümlülüğünü yerine getirmesine rağmen dersane yetkilisinin senedi iade etmediğini, bu senedin lehtar hanesine dersane yetkilisinin arkadaşı olan davalının adının yazıldığını ve davalı tarafından takibe konulduğunu iddia ederek senet ve takipten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarının yerinde olmadığını, davacının müvekkilinden aldığı borç karşılığında dava konusu senedin müvekkiline verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu senedin davacı işe girerken teminat olarak alındığının tanık anlatımlarından anlaşıldığı, davacının davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu kambiyo senedi nakten kaydını taşımakta olup, davalı senedin verilen borç para karşılığı alındığını savunmuş, davacı ise teminat iddiasında bulunmuştur. Bu sebeple davacının, dava konusu senedin teminat senedi olarak verildiğini ve bedelsiz olduğunu yazılı delillerle ispat etmesi gerekmektedir. Yazılı delillerle ispat edememesi halinde ise dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığından, yemin teklif hakkının kendisine hatırlatılması ve soncuna göre hüküm kurulması gerekir. Davalının açık muvafakatı olmaksızın senede karşı tanık dinlenilerek sonuca gidilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdiren 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 23/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.