Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2017/3570 E. 2018/808 K. 24.01.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3570
KARAR NO : 2018/808
KARAR TARİHİ : 24.01.2018

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
Hüküm : CMK’nın 231/11. maddesine göre açıklanan; TCK’nın 136/1,62/1, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet

Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin 12.04.2017 tarihli tevdi kararı uyarınca; sanığa gerekçeli kararın tebliğ edildiği ve sanık tarafından dosyaya gerekçeli temyiz dilekçesi sunulduğu belirlenerek yapılan incelemede:
Sanığın, 19.05.2012 tarihinde işlediği sabit görülen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan dolayı TCK’nın 136/1, 62/1, 53/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2012 tarihli, 2012/373 esas, 2012/508 sayılı kararının itiraz edilmeden 04.12.2012 tarihinde kesinleşmesinin ve kesinleşme tarihinden itibaren 5 yıllık denetim süresinin başlamasının ardından, Uşak 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 15.04.2014 tarihli, 2013/655 esas, 2014/353 sayılı kararı ile 08.09.2013 tarihinde işlediği sabit görülen kasten yaralama suçundan dolayı TCK’nın 86/2, 86/3-a, 62, 51/1-3. maddeleri gereğince 1 yıl denetim süresi belirlenen erteli 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin mahkumiyet hükmü 16.05.2014 tarihinde kesinleşen sanık hakkında, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle ihbarda bulunulmasını müteakip, duruşma açılarak, sanığın savunması alınıp, 26.11.2012 tarihli hükmün CMK’nın 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına ilişkin Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2014 tarihli, 2014/334 esas, 2014/563 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanığın, gerekçeli temyiz dilekçesinde; olay tarihinde psikolojik sorunları olup, halen … Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinde tedavi gördüğünü ve hakkında düzenlenmiş rapor da bulunduğunu ifade etmesi karşısında,
Sanığın iddia olunan suç tarihlerinde TCK’nın 32/1. madde ve fıkrası kapsamında akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiillerin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinde önemli derecede azalmaya neden olacak bir akıl hastalığının bulunup bulunmadığı ya da aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca akıl hastalığı derecesinde olmamakla birlikte işlediği fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı hususlarında Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulundan, bir üniversite araştırma hastanesinin psikiyatri ana bilim dalı başkanlığından ya da tam teşekküllü ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesinden cezai ehliyetinin belirlenmesi hususunda rapor alınarak sonucuna göre hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de:
a) Gerekçeli karar başlığında; 19.05.2012-21.05.2012 olan suçun işlendiği tarihlerin, 20.05.2012 olarak yazılması suretiyle CMK’nın 232/2-c maddesine aykırı hareket edilmesi,
b) Sanık …’ın, 19.05.2012 günü, işyeri arkadaşı olan …’ın cep telefonundan gizlice ele geçirip kendi cep telefonuna kaydettiği mağdur …’ye ait cep telefonu numarasını, 21.05.2012 günü, internette bulunan “Arkadaşlık ev ve oda arkadaşı … İlan” sayfasında, mağdurun rızasına aykırı şekilde, “Merhaba, ben erkek arkadaş arıyorum, ciddi olan erkekler beni arasın, telefon numaram …… numaranızı bekliyorum, ben çok azgınım.” ibareleri ile birlikte yayımladığı olayda;
TCK’ya hakim olan gerçek içtima kuralı gereğince, kişisel veri niteliğindeki mağdura ait cep telefonu numarasını, kaydedilmiş haliyle ve hukuka uygunluk nedenlerinin bulunmaması nedeniyle hukuka aykırı olduğunda tereddüt bulunmayan bir yöntemle ele geçirip, iki gün sonra da, mağdurun rızasına aykırı şekilde yayımlayan sanığın birbirinden bağımsız iki farklı eyleminden dolayı iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken, yazılı şekilde tek mahkumiyet hükmü kurulması,
c) Temel ceza belirlenirken, TCK’nın 61/1. madde ve fıkrasında yer alan ölçütler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle, aynı Kanun’un 3/1. madde ve fıkrası uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, temel cezanın asgari hadden tayin edilmesi,
d) Sanık hakkında TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 24.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.