YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/29731
KARAR NO : 2017/25396
KARAR TARİHİ : 21.11.2017
MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVATÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işveren yanında 15/01/2006-25/05/2013 tarihleri arasında inşaat işçisi olarak gece çalıştığını, müvekkilinin fazla mesai ile ulusal bayram ve genel tatil alacakları ve yıllık ücretli izin alacaklarının ödenmediğini bu nedenlerle iş sözleşmesini 20/05/2013 tarihinde müvekkilinin haklı olarak feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile fazla mesai ve genel tatil alacağının davalıdan tahsilini istemiştir.Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkeme kararında yazılacak hususlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde belirtilmiştir. Maddeye göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Öte yandan, kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararın hüküm fıkralarının, açık, anlaşılır, çelişkisiz ve uygulanabilir olması gerekmekle birlikte, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi sebeplere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi sebeple haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.Kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisi, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 10/04/1992 tarihli ve 1991/7 esas, 1992/4 karar sayılı ilamı gereğince bozma sebebidir.Somut olayda, mahkeme kararının gerekçesinde fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarından takdiri indirimden doğan red miktarından dolayı davalı yararına vekalet ücreti verilmediğinin belirtilmesine rağmen davalı yararına vekalet ücretinin hüküm altına alındığı anlaşılmakla, bu duruma göre gerekçe ile hüküm arasındaki çelişki sebebiyle Mahkemece verilen kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelemesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.