YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8496
KARAR NO : 2015/5666
KARAR TARİHİ : 22.04.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …(Kapatılan) 19. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09/12/2013 tarih ve 2012/274-2013/319 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21/04/2015günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl davada davalı … vekili Av. … ve asıl ve birleşen davada davalı tasfiye memuru … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin …Eşya A.Ş.’nin %12,8 hisse ile ortağı, davalının da %40 oranında hisse ile ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, şirketin durumunun kötüleşmesi nedeni ile müvekkilinin toplamda 87.000 TL şirkete ödeme yaptığını ve bundan davalının hissesine düşen 35.000 TL’nin istenildiğini, davalının bunu ödenmemesi üzerine takip başlatıldığını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazının kaldırılmasını talep ve dava etmiş, birleşen davasında da alacağın şirketten de istendiğini belirtmiştir.
Davalılar davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın pasif husumet yokluğundan reddine, birleşen davanın ise kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davacının makbuzların düzenlendiği dönemde davalı şirketi diğer davalı … ile birlikte müştereken temsile yetkili olmasına rağmen makbuzlarda yalnızca davacının imzasının bulunduğu, temsilcinin tek başına imza yetkisi olmadığı halde şirketi temsilen kendi lehine makbuz düzenlemesi de nazara alınarak, bu makbuzlara dayanarak ileri sürdüğü alacak iddiasının diğer belge ve kanıtlarla doğrulanmasının gerekeceği, defterlerin kimin tarafında bulunduğunun tespit edilemediği, davacının yemin teklifinde de bulunmadığı gerekçesiyle asıl davada hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 30,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 23/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.