Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2016/10587 E. 2017/3562 K. 08.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10587
KARAR NO : 2017/3562
KARAR TARİHİ : 08.05.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, davalının market işlettiğini, müvekkili şirketten dönemsel aralıklarla toplam 19.500,00 TL tutarında alkollü içecek satın aldığını ve ürünlerin 28.12.2012 tarihinde davalıya teslim edildiğini, faturaya konu borcu ödememesi nedeni ile davalı hakkında … İcra Müdürlüğü’nün 2013/3969 esas sayılı dosyasıyla takip yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazlarının yerinde olmadığını belirterek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin Yatağan’da oturması nedeni ile öncelikle yetki itirazlarının bulunduğunu, ayrıca müvekkili davalının, davacıya faturadan, mutabakat belgesi ya da cari hesaptan kaynaklı bir borcunun bulunmadığını, takip konusu fatura altındaki teslim alan imzasının müvekkiline ait olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, alınan ve dosya kapsamına uygun kabul edilerek itibar edilen bilirkişi raporu uyarınca, davacının faturaya konu malları teslim ettiği, davalı tarafından satım bedelinin ödendiğinin ispat edilemediği kanaatine varıldığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Türk Borçlar Kanunu 117. madde uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Dava dosyasında davalı borçlunun icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğüne dair ihtarnameye rastlanılmamıştır. Bu nedenle mahkemece icra takip talebinde istenilen işlemiş temerrüd faiz miktarının reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.