YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5406
KARAR NO : 2018/424
KARAR TARİHİ : 17.01.2018
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanıklar …, … haklarında her iki suçtan; beraat
Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan; beraat
Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan; mahkumiyet
I-Katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan vekilinin 29.11.2012 tarihinde yüzüne karşı verilen hükmü 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra 18.01.2013 tarihli dilekçesi ile temyiz ettiği anlaşıldığından, katılan vekilinin temyiz isteminin aynı Yasanın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanık … ve müdafiinin resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
1-Sanığın, mağdur … adına sahte reçeteler tanzim ettirdiği iddiası ile resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında; sanığın savunmalarında suçlamayı kabul etmediğini ve …’e yardımcı olmak amacıyla aldığı sağlık karnesine hiçbir işlem yaptırmadan ona tekrar iade ettiğini savunması, …’in şeker hastası olması nedeniyle Başkent Üniversitesinden alınan sağlık raporunun bulunması ve sahte olduğu iddia edilen reçetelerde yazılı bulunan ilaçların da insülin, iğne ucu ve şeker ölçüm çubuğu gibi ilaçlar olduğunun anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından, üç adet sahte reçete arkasındaki yazı ve imzaların sanığın ya da mağdurun eli ürünü olup olmadığının tespiti için bilirkişi raporu aldırılması, ayrıca üç adet reçetede yazılı olan tüm ilaçlar incelenerek bu ilaçların mağdurun hastalığının tedavisinde kullanılabilecek ilaçlardan olup olmadığı araştırıldıktan sonra bu hastalıkta kullanılan ilaçlardan olduğunun anlaşılması halinde 5237 sayılı TCK’nın 211. maddesinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı da tartışılarak sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.