YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/21451
KARAR NO : 2014/32164
KARAR TARİHİ : 17.11.2014
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı ve fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar … ve Taşımacılık Ltd. Şti. ve …. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini, alacak ve tazminatlarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti alacaklarının faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili; davacının, işyerinde arkadaşlarına karşı agresif ve huzursuz davranışlarda bulunduğunu, bu konuda hakkında tutanaklar tutulduğu sebepleriyle iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/2-d maddesince haklı olarak feshedildiğini, alacak ve tazminat alacağı bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiği kabul edilerek, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı kanuni süresi içinde davalılar … ve Taşımacılık Ltd. Şti. ve …. avukatı temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Uyuşmazlık iş akdinin işverence haklı sebebe dayalı olarak feshedilip feshedilmediği noktasındadır.
4857 sayılı Kanun’un 25/II. maddesinde, ” Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması. b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması.c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması.d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden
birine yahut işverenin başka işçisine sataşması veya 84 üncü maddeye aykırı hareket etmesi.e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi.g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi.h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi.ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması.” hallerinde iş sözleşmesinin işverence haklı sebebe dayalı olarak feshedilebileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, iş sözleşmesinin 22.03 tarihli fesih bildirimi ile, “…mesai saatleri içinde çalışma arkadaşlarınızla sözlü ve fiziksel olarak tartıştığınız tespit edilmiştir. 17.03.2011 tarihinde tarafınızdan alınmış olan savunmanız incelenmiş olup yönetmeliğimize uygun olmayan davranışlar sergileyerek çalışma disiplinini olumsu etkilediğiniz anlaşılmıştır. Bu nedenle iş akdiniz 4857 sayılı Kanun’un 25/2-d maddesince feshedildiği,” işverence, 22.03.2011 tarihli tutanakta, 17.03.2011de davacının hüseyin çivi ile sözlü münakaşa ettiği, daha öncesinde tutulan tutanaklarda da başka bir işçiyi yaralama neticesi doğuran fiilde bulunduğu, gerek tanık beyanları gerekse davacı ifadesi ile hakaret olgusunun ispatlandığı anlaşılmakla söz konusu tutumlar işçinin, işverenin başka bir işçisine sataşması niteliğindedir. Hal böyle olunca, iş sözleşmesinin işverence haklı sebeple feshedildiği kabul edilerek, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarının reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.11.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.