YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21325
KARAR NO : 2014/27217
KARAR TARİHİ : 15.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, 10/06/1979 tarihinin … Kurumu’na giriş tarihi olarak tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Yerel Mahkeme, davacı vekiline 08.10.2013 tarihinde tefhim ve 03.02.2014 tarihinde tebliğ edilen kararı, (8) günlük süresinden sonra 24.10.2013 tarihinde temyiz ettiği gerekçesiyle; HMK 432-426 /f maddelerine göre 26.03.2014 tarihli Ek Karar ile temyiz isteminin reddine karar vermiştir.
Davacı vekili, temyiz talebinin reddine dair ek kararı süresinde temyiz etmiştir.
1-HMK’nın 297/2.maddesine göre “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.”
Tefhim olunan hüküm 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesindeki unsurları içerir biçimde yapılmadığı takdirde Yasada öngörülen ve tefhimden başlayan 8 günlük temyiz süresinin geçtiğinden söz edilemez. Bu durumda davacı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın HMK 297. maddesinde belirtilen biçimde tüm unsurları ile tefhim olunmuş bir karar olmadığı açık olup, davacı vekilinin temyizinin süresinde olduğunun kabulü gerekir.
Hal böyle olunca da mahalli Mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin 26.03.2014 tarihli ek kararının bozularak kaldırılması ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 366. maddesi gereğince asıl hükmün temyizini amaçlayan temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmiştir.
2-Asıl hükmün incelenmesi neticesinde, dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Mahkemenin temyiz itirazının reddine dair 26.03.2014 tarihli ek kararının bozularak kaldırılmasına, asıl hüküm bakımından usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,15/12/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.